sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Google’ın Arama Motoru Olarak Geleceği Nereye?

İlk defa arama motorunu kullandığım günü hala hatırlarım. Stanford Üniversitesi çıkışlı iki kafadarın kurduğu Yahoo’ya girip büyük harflerle
‘’ MICHAEL JACKSON’’ yazmıştım. (Çok tartışılan bu adamı, bir başka deyişle MJ’yi çok severim). Birkaç ay sonra terfimi alıp Google’a merhaba demem çok ani olmuştu, hatırlıyorum.


Yine de ne oldu da birkaç ay sonra google’ı kullanmaya başladım bilmiyorum. Yahoo, Google’dan daha kötü sonuçlar mı vermişti? Söylemek güç… Peki insanları bir arama motorundan bir diğerine transfer eden etki neydi? Aslında en büyük sebep başkalarının da Google’ı kullanmaya başlaması. Neden başkalarının Google’ı kullanmaya başladığına gelince cevap net: Google’ın markasını çok iyi konumlandırması ve başarılı reklam çalışmaları. Üstüne bir de iyi&fark yaratan ürününüz  varsa markanızın tutunmaması ihtimal dışında.


İlk defa Google, Ray sigorta şikoyat yazdığınızda(normali ray sigorta şikayet) size yanlışınızı düzeltip doğrusunu ‘’şunu mu demek istediniz’’ şeklinde göstermişti. Ya da Ajun Ilıcalı yazdığınızda ‘’Acun Ilıcalı’’ mı demek istediniz diye sizi uyarmıştı. Google, ilkleri yapmıştı.


Yahoo, 2000’lerin başında Google ile rekabet edebilirken, Google’ın Yahoo tarafından satın alınma senaryoları gündemi meşgul etmişti. Fakat Yahoo, Google’ı satın almadı ve Google’a savaş bayrağını açtı. Bu savaşın bugün geldiği nokta ortada. Google, mehter marşıyla ilerlemiş ve arama motoru cumhuriyetinin neredeyse yüzde 90’ını istila etmiş.Yahoo’nun maziye dönme şansı olsaydı, eminim google’ı gözü kapalı satın alırdı.


Aşağıdaki grafikte görebileceğiniz Yahoo’nun Google karşısında bugünkü durumu, kendilerinden sonra gelen internet kahramanlarına birçok şey öğretti.

Öyle düşünüyorum ki, Google kendisine ileride rakip olacağını düşündüğü veyapazarından pay koparabileceğini varsaydığı, küçük-orta ölçekteki arama motorlarını satın aldı. Sosyal medya arama motoru Aardvark ya da bir başka arama motoru Cuill, Google’ın bünyesine kattığı arama motorlarından bazıları.
Günümüzün sosyal medya ilahı Facebook da farklı birşey yapmıyor. Önce AOL’un patentleri, sonra Instagram…  Sözüm ona potansiyel pazar hırsızları, birkaç milyar dolarla kolay şekilde cebe iniyor.


Hal böyle olunca, yakın geleceğin rekabet açısından karanlık olduğunu söylemek akıl dışı değil. Arama motoru pazarına girmeye cesaret eden şirket sayısı giderek azalıyor. Çünkü 38 milyon dolar geliri olan, geçen sene 11 milyar dolar kar açıklayan bir dev ile mücadele etmek oldukça güç. Kuralları o koyuyor ve arama motoru anlayışının nereye gideceğine o karar verecek gibi görünüyor. Geçtiğimiz sene lansmanı yapılan google’ın goggles servisi çektiğiniz resimlerle arama yapmaya olanak tanıyor.


Teknolojinin mobil cihazlara transfer olduğu bugün ve gelecek, google’ın bir resimle arama yapan aplikasyona neden yatırım yaptığını kanıtlıyor. Aşağıdan google goggles’ın neler yapabileceğini izleyelim:




Google’ın kullanıcılarını Chrome’a yönlendirme çabası gibi, yalnızca rekabet engelleyici çalışmalarla pazarı domine ettiği, yani bir anlamda haksız kazanç elde ettiğini iddia etmek de acımasız bir tutum. Google’ın rekabet engelleyici tutumları pek tabii tartışmaya açık bir konu, fakat Larry Page’in kazandığı paranın ciddi bir kısmını iş geliştirme ve inovasyona ayırması ve personel memnuniyetiniüst düzeyde tutması birçok teknoloji firmasına parmak ısırtacak cinsten.


SosyalMedyacci’nin Notu: Orta vadede Google’a arama motoru pazarında ciddi bir rakip çıkacak gibi görünmüyor. Fakat yeni medya düzeni kaynağını değişimden alıyor ve sürprizlere çok açık. Google’ın, birgün işletme körlüğü yaşayıp hizmetini geliştirmekten, farklılaştırmaktan vazgeçtiği gün, adımlarını geri geri atmaya başlayacağı gündür. Yeni medya kaynağını müşteriden alan, müşteriyi hizmetinin tam ortasına koyan, müşteri geribildirimleriyle hizmetini geliştirip, farklılaştıran şirketleri ayakta tutacaktır.

15 Mart 2012 Perşembe

Sosyal Medya Optimizasyonu İçin 23 İpucu

Sosyal medya optimizasyonunun arama motoru optimizasyonu ile kıyaslanmaya başladığını biliyor muydunuz?

Dünyanın önde gelen seo blogları bu konuyu tartışmaya başladı. Google ve Bing’in giderek sosyalleşmesi arama motoru robotlarının ilgisini sosyal medyaya kaydırıyor. Sosyal medya araçlarını kullanarak google’da ilk sıralara terfi etmek giderek kolaylaşıyor. SMO ve SEO arasındaki rekabet her ne kadar tartışılsa da, her ikisinin de birbiriyle iç içe olduğunu unutmamak lazım. Aşağıdaki yöntemleri kullanarak smo operasyonunuzda sağlam adımlar atabilirsiniz.

1- Twitter’da profil resminizin adını anahtar kelimenizle değiştirin.

2- Twitter’daki profilinizde web sitenizin urlsini açıkça yazın.( http://www.websiteadınız.com/)

3- Gönderdiğiniz twitlerde anahtar kelimenizi hashtagleyin.Örneğin; ‘’insan kaynakları’’ hakkında bir yazı yazdıysanız ve twit atıyorsanız, twitin başına,  #insan kaynakları yazın (bu durum, twitter searchte insan kaynakları diye arama yapıldığında twitlerinizin görünmesini sağlar)

4- Twitter profilinizde anahtar kelimenizi sıkça kullanın. Özellikle ilk cümlenizde ve son cümlenizde anahtar kelimelerinizi kullanın.

5- Linkedin profilinde adınızın bulunduğu kısmı düzenleye gelin ve soyisminizin yanına yaptığınız işi veya aramalarda üst sıralarda çıkmak istediğiniz kelimeyi şu şekilde yazın: Örneğin; Özenç Kılıçcıoğlu | İnsan Kaynakları Uzmanı

6- Linkedin’de ‘’web siteleri kısmına’’ blogunuzun ya da web sitenizin url’sini koymayı unutmayın. Eğer yalnızca bir tane web siteniz varsa, bu web sitesinin farklı sayfalarının url’lerini size ayrılmış  3 farklı web sitesi alanına yerleştirin.

7- Linkedin’de ‘’şu anda’’ ve ‘’eski’’ kısımlarında anahtar kelimenizi bir şekilde mutlaka bulundurun.

8- Linkedin’de hakkınızda kısmının (özet kısmı), özellikle başında ve sonunda olmak üzere anahtar kelimelerinizi kullanın.

9- Linkedin’de ‘’ilgi alanları’’ kısmına anahtar kelimelerinizi yazın, fakat aynı kelimeleri tekrar ederek spam yapmayın.

Olması gereken     :İnsan kaynakları, bowling, insan kaynakları yönetimi

Olmaması gereken : İnsan kaynakları,insan kaynakları yönetimi,sağlık sektöründe insan kaynakları,insan kaynakları için sosyal medya…

10- Linkedin profilinizde twitter hesabınızı bulundurun, facebook sayfanızda twitter hesabınızın reklamını yapın. Twitter’dan Linkedin profilinize yönlendirin, yer aldığınız tüm sosyal ağlarda çapraz linkleme ve reklam yapın, böylece çapraz trafik yaratın.

11- Blog yazarıysanız paylaş butonlarını mutlaka bulundurun. Mümkünse profesyonel görünümlü eklentileri kullanın. Örnek liste;





12- Google+’ı zamanınız varsa kullanın ve çevre yaratın, giderek yaygınlaşıyor.

13- Pinterest’te profil oluşturun, blogunuzun veya web siteniz üzerinden pinterest hesabınıza yönlendirme yapın.

14- Linkedin’de konunuzla ilgili gruplara katılın, aktif olarak tartışmalarda yer alın, yazılarınızı düşünceleriniz paylaşın, başkalarının yazılarını okuyun, çok şey öğrenebilirsiniz. Kimse mükemmel değildir.

15- Konuk yazarlık yapın ve konunuzla ilgili bloglarda bir makalenizin yayınlanması için teklif gönderin, karşılık olarak backlink isteyin. Örneğin her hafta bir yazı gönderebilirsiniz ve birden fazla backlink alabilirsiniz.

16- Diigo, Spurl, Mister-Wong gibi sosyal imleme sitelerinde profil yaratın ve sitenizin backlinkini bırakın.(Google muhtemelen, aktif olan ve farklı iplerden yaratılan hesaplardaki backlinklere önem veriyordur). Aşağıdaki siteler, diğer sosyal imleme sitelerinden farklı olarak, backlink verme özelliğine sahip.




17- Twitter’da anahtar kelimenizin geçtiği twitler atın. Google’da arama yaptığınızda bazı twitter hesaplarının ilk sıralarda görüntülendiğini fark edersiniz, yukarıda bahsettiğim tüm twitter optimizasyonları yapsanız bile twitleriniz ile anahtar kelime uyumunuzun önemli olması kuvvetle muhtemel.

18- RSS, başta içerik üreten sosyal medya siteleri olmak üzere, çoğu site için hayati önem sahip. Sitenin takibini kolaylaştıran her şey size artı puan kazandırır. Sitenizin rss beslemesini rss dizinlerine ekleyin.  Backlink için değişik bir yöntem. Aşağıdaki listeden RSS dizinlerine ulaşabilirsiniz.


19- Faydalı içerik üretin. Yazdıklarınız okunmaya değerse ve fayda sağlıyorsa başkaları yazınızı çekinmeden referans olarak gösterir. Blogunuzda faydalı içeriklere yer verin.

20- Infografikler ile backlink kazanmak belki de yeni yeni gündeme gelen bir konu. Sosyal medyada sıkça görmeye alıştığımız infographler insanların gerçekten ilgisini çekiyor ve sitede geçirilen süreyi arttırıyor. İngilizceniz biraz iyiyse, biraz da görsellikte estetik kaygı taşıyorsanız infografiklerinizi oluşturabilirsiniz. 

Topsy, social mention ve google trends gibi ücretsiz araçları kullanıp istatistiksel bilgiler içeren veriler elde edebilirsiniz. Daha sonra bu rakamlarla infographicler yaratabilirsiniz. Örneğin; bankaların sosyal medyadaki durumlarını (fan sayısı,bilinirlik,sentiment analizi) bu araçlarla öğrenebilirsiniz. Daha sonra edindiğiniz rakamsal bilgilerle grafikler yaratabilirsiniz. Kolay bir şekilde infograph yaratmak için aşağıdaki liste işinize yarayacaktır.






Tabii ki excel’i ya da powerpointi de mükemmel 3D grafikler,chartlar oluşturmak için kullanabilirsiniz.

Yarattığınız infographicleri visual.ly gibi sitelere koyabilirsiniz. Eğer iyi bir veri sunduysanız insanlar infographlerinizi ‘’embed code’’ ile kendi sitelerinde paylaşacaktır. Bu doğal backlink anlamına geliyor.

21- Kısa ve bilgilendirici e-booklar oluşturun. Bu e-bookları sitenizde yayınlayın. Scribd, dökümanlarınızı sitenizde yayınlamanız için ‘’embed code’’ veriyor. Kullanabilirsiniz. Aşağıda scribd’i, blogger için nasıl kullanabileceğinize dair bir video var. ‘’Embed code’’ mantığıyla çalıştığı için yalnızca blogger’ı değil, çoğuı platformu destekliyor.



22- Sektörünüzle ilgili veya uzmanlık alanınızla ilgili yüksek kalitede çekilmiş videoları Youtube’a ekleyin. İlgili anahtar kelimede ilk sıralarda gelmesi için, description,başlık ve etiket kısımlarınıza anahtar kelimelerinizi yerleştirin. Reelseo’nun youtube optimizasyonu videosunu aşağıda izleyelim.


23- Engagement’ı ödüllendirin. Twitter ve Facebook fanlarınızdan en aktif katılımcıları ödüllendirmeyi ihmal etmeyin. Örneğin; bir restoran ya da cafe zinciriyseniz, en aktif katılımcılara ücretsiz menüler verebilirsiniz.

SosyalMedyacci'nin Notu: SEO ve SEM'den sonra SMO'ya merhaba diyen world wide web(www)'in sıradaki ''S'' si sizce ne olacak?

17 Şubat 2012 Cuma

Whitney Houston’ın Sosyal Medyadaki Yankıları

‘’Will Always Love You’’ ile hafızalarımıza kazanan Whitney Houston’ın adı, bu dünyayı terk eden çoğu ünlü gibi uyuşturucu skandalına karıştı. Hafızamızı tazeleyelim;

Kurt Cobain, Amy Winehouse, Michael Jackson(uyuşturucu madde içeren hap iddiaları) ve son olarak Whitney… 2000lerden sonra hayata gözlerine yumanlardan yalnızca ‘’Aaliyah’ın ölümünün nedeni (try again) helikopter kazası olarak kayıtlara geçti.

Fakat uyuşturucu skandalları hepsi birer marka olan isimlerini hiç sarsmadı ve tamamının albüm satışları ölümlerini müteakıp tavan yaptı.



Aaliyah’ın ölümünden bir hafta önce 62 bin olan albüm satışları, ölümünden sonraki hafta %500 artarak 306 bine çıktı (Referans:Forbes.com). Whitney için de bu kader farklı olmadı. Ölümünden sonraki 24 saat içinde ‘’The Greatest Hits’’  albümü 64 bin kopya sattı. Birkaç gün içindeki toplam albüm satışı  101 bine ulaştı.(Referans:finance.yahoo.com).

‘’ I will always love you’’ şarkısı  Itunes Amerika listelerinde ilk sıraya yerleşti ki Grammy ödüllerinde  birçok ödül toplayan Adele için bu iyi bir haber olmayabilir. Kısaca Whitney Adele’in ensesine yapışmış durumda…

Peki saatler içindeki inanılmaz albüm satışlarının nedeni Sosyal Medya olabilir mi? Çünkü Whitney’in ölümünden itibaren sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar, atılan tweetler, facebook iletileri, Youtube’a yüklenen videolar Whitney ile ilgili tüm duyguları geri çağırdı… Twitterdaki mention grafiği ölümünden hemen sonra( ölümü kayıtlara 11 Şubat olarak geçti) tam anlamıyla çıldırmış. 2 milyon 985 bin 310 çok fazla görmediğimiz bir rakam.(Grafik : topsy.com)

Böyle bir mention sayısının etkileşim yayılım hızlarını kestirmek imkansız. Bu yeniden duygulama rakamlarının albüm satışlarına etkisinin olduğu ise yadsınamaz bir realite…

SosyalMedyacci’nin Notu: Michael Jackson öldükten sonra ’’This is it ‘’ filminin iyi hasılar elde etmesi kafaları karıştırmıştı. Whitney’in ölümünden sonra da albüm fiyatlarının Sony tarafından yükseltildiği söyleniyor. Sony’nin marka itibarını zedeleyen bu olaylardan ötürü samimi bir açıklamaya ihtiyaç var… 


7 Şubat 2012 Salı

En iyi 4 Twitter Kampanyası ve Çıkarılacak Dersler

Sosyal Medya Pazarlama aktivitelerinin olmazlarsa olmazlarından biri de Twitter kampanyaları. Markalar, gün itibariyle 100 milyonun üzerinde aktif kullanıcıya sahip mikro blog sitesi Twitter’ı giderek içselleştiriyor.
Peki bugüne kadar yapılmış en iyi 4 Twitter kampanyası ne? İnceleyelim…

1- Turkcell : Daha Fazla Tweet Kampanyası
Öncelikle belirtmek gerekir ki Turkcell’in ‘’daha fazla tweet’’ isimli Twitter kampanyası yalnızca Türkiye’de değil, yurtdışında da  büyük yankı uyandırdı. Bu kampanya, hala birçok Sosyal Medya bloğunda ‘’case study’’ olarak gösteriliyor.

Turkcell’in kampanya boyunca hediye olarak verdiği akıllı telefonları kazanmak için yapmanız gereken, postitlerin üzerinde yazanları tweet etmekti. Tweet ettikçe ,tweet edilen postitler kalkıyor  ve en son postiti kaldıran telefonu kapatıyordu.
Kampanya boyunca yalnızca akıllı telefon değil ayrıca hediye dakikalar gibi Turkcell’in hizmetiyle direkt ilgili hediyeler de verildi.

Turkcell’in 7 gün süren kampanyası boyunca 60 bine yakın tweet atıldı.Turkcell,   Twitter’da trend konular arasına girdi ve ciddi başarıya ulaştı.Peki bu kampanyayı bu kadar başarılı kılan, diğer kampanyalardan ayıran neydi?

a) Turkcell, postitlerin üzerine yazdıklarıyla oyun oynanırken dahi verdiği hizmeti tanıtmaktaydı. Verdiği hediye dakikaları bu konuya örnek verebiliriz.

b) Bu kampanyadaki amaçlardan biri de Turkcell T10 akıllı telefonunu tanıtmak olabilir. HTC, Samsung, Nokia dışında hediye verilen telefonlardan biri de Turkcell’in kendi smartphone’u idi.
c) Eğer bir smartphone tanıtmak istiyorsanız, bunun için en iyi araç Twitter, Facebook gibi sosyal ağlardır. Çünkü smartphone alacak bir kişinin Twitter hesabı olması kuvvetle muhtemel. Bu durumda hedef kitleye doğru yerden ulaşıldığını söylememiz mümkün.
Çıkarılacak ders: Bu kampanya bir şeyi açıkça gösteriyor ki tarzlarıyla fark yaratan kampanyalar artık dünyada da yankılanıyor. Bu da Sosyal Medya’nın etkisinin ne denli büyük olduğunun kanıtı.
Son olarak kampanya ile ilgili videoyu izleyelim:

2- Mercedes-Benz :Tweet Race
Tweet Race ile Sosyal Medya çok farklı bir kampanyaya şahit oldu.

Yarışma için 3 tane Mercedes takımı kuruldu. Bu takımların ulaşması gereken bir hedef vardı. Fakat küçük bir sorun da vardı. Arabaların ilerlemesi için takım isimlerinin hash tag ile mention edilmesi(#mention) gerekiyordu. Arabalar, her 4 mention için 1 mil ilerleyebiliyordu.

Razorfish isimli dijital medya ajansının Mercedes için hazırladığı Tweet Race isimli kampanyaya 30 bine yakın katılımcı katıldı, yarışma için 150 binin üzerinde tweet atıldı ve kampanya hakkındaki videoları 50 milyonun üzerinde kişi izledi.
(Referans :digitalbuzz)

Çıkarılacak ders: Mercedes’in uyguladığı Sosyal Medya politikasını farklı kılan ” takımlar kurarak rekabet psikolojisi yaratmak”. İnsanlar adeta bir futbol takımını destekler gibi bu takımları desteklediler. Siz de yapacağınız Twitter kampanyalarında yarış ve takım psikolojileri yaratarak katılımı yukarıya çekebilirsiniz.

3- Ben&Jerry : Fair Tweet(adil tweet) Kampanyası

Son iki kampanyayı sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden kampanyalara bırakıyorum.

Bunlardan ilki Ben&Jerry’nin Fair Tweet(Adil twit) kampanyası. Ben&Jerry, dondurma okulunu bitiren iki kafadarın kurduğu bir Amerikan dondurma şirketi. Dondurma ve donmuş yoğurt, Ben&Jerry’nin en çok sevilen ürünleri arasında yer alıyor. Çok kısa sürede başarı yakalayıp franchise ile büyüyen bu dondurma şirketinin ürün satışlarını, piyasadaki en büyük rakibi Häagen-Dazs’ın engellemeye çalıştığı konuşulmuştu.

Häagen-Dazs iddialara göre dağıtıcı firmaları yalnızca bir dondurma firmasıyla çalışmaya itmişti. Kısacası, Häagen-Dazs ürünlerini dağıtan bir distribütör, Ben&Jerry’nin ürünlerinden vazgeçmek zorundaydı.

Daha iktisadi bir dille; 1 birim Ben&Jerry’nin fırsat maliyeti 1 birim Häagen-Dazs olmuştu.

Büyük ihtimalle Ben&Jerry’nin Fair Tweet kampanyası Häagen-Dazs’a bir mesaj niteliği taşıyordu. 14 Mayıstaki ‘’Dünya Adil Ticaret günü’’ için böyle bir kampanyanın seçilmesi Ben&Jerry’nin kendilerine yapılan haksızlığı tanıtması için müthiş bir seçimdi. Bu kampanyadaki motto ise;

‘’Twitter’da her gün milyonlarca karakter kullanılamıyor . Bu durum çok adil değil. Fakat artık yapabilirsiniz.’’ Yer alan boşluğa, Twitter’da 140 karakter sınırlamasına takılan cümleleri, kelimeleri yazıyorsunuz ve yazılım anlamlı olacak şekilde otomatik olarak cümleyi tamamlıyor.)

Nitekim kampanya büyük yankı uyandırdı ve Twitter’da 14 Mayıs günü en çok ilgi çeken konu oldu. Sitedeki bilgiye göre şu ana kadar 696.746 karakter girilmiş. Bir kelimenin ortalama 5 harf olduğunu varsayarsak, Fairtweets.com’a 139 binin üzerinde kelime girilmiş, bu gerçekten büyük bir başarı.


Çıkarılacak ders: Fair tweets kampanyasının başlıca 3 faydası oldu. Bunlardan ilki ve en önemlisi adil ticaret için farkındalık yaratmak ve insanların bu konuya duyarlılıklarını arttırmak. İkincisi, Ben&Jerry’nin marka bilinirliğinin tüm dünyada artması, üçüncüsü ise, Ben&Jerry=Adil şirket algısının tüketicilerin aklına işlenmesi ve bunun şirketin kurumsal itibarına muazzam katkısı.


4- Ashton Kutcher : Sıtmaya Karşı Yürütülen Kampanya

Modellikten sinemaya geçip, ‘’Kelebek Etkisi’’ filmiyle zirve yapan Ashton Kutcher, 2009 yılında internete koyduğu bir video ile CNN’e şu mesajı iletti: Eğer sizden önce 1 milyon Twitter takipçisine erişirsem, sıtmayla mücadele için Malarian No More isimli gönüllülük projesine 10.000 adet sivrisinek ile mücadele ağı(sıtmayla mücadelede kullanılan, yatağa tutturulan tül benzeri) bağış yapacağım.


Sonuç olarak Ashton Kutcher 1 milyon takipçiyi fazlasıyla geçti. Anderson Cooper, Oprah Winfrey ve Demi Moore gibi ünlülerin verdiği destekle Twitter’da hızla yayılan bu kampanya ile Afrika’ya 90 binin üzerinde sıtma ile mücadele ağı tedarik edildi. Ashton'un yayınladığı video ;


Çıkarılacak ders: Sosyal Medya yalnızca ticari amaçlar için değil, sosyal sorumluluk projeleri için de inanılmaz bir araç.

Twitterda birçok takipçisi bulunan, bir mesajıyla etkileyebileceği kitle 100 binleri bulan ünlülerin en azından farkındalık yaratmak adına, böyle değerli çalışmalara imza atması, kendileri için de iyi bir referans olacaktır.

SosyalMedyacci'nin Notu:  Twitter ile yapılan pazarlama kampanyaları tıpkı diğer Sosyal Medya kampanyaları gibi düşük maliyetle büyük kitleleri etkisi altına alıyor. Birçok başarılı örnek gösteriyor ki, önümüzdeki dönemde Sosyal Medya için ayrılan bütçenin genel pazarlama bütçesi içindeki yüzdesi giderek artacak...

27 Kasım 2011 Pazar

Sosyal medya ve İtibar Krizi : Onur Air vakası

Bu konu hakkında çok şey yazıldı , çizildi. Onur Air sosyal medya yönetcileri vasıfsızlık ile suçlandı. Olayı birkaç yönden ele almadan önce kısaca anımsayalım.


Van’daki yıkıcı depremin ardından Onur Air 25 EKİM 2011 günü, Facebook üzerinden şu şekilde bir ileti ekler : ‘’ Facebook sayfamıza katacağınız her takipçimiz için 0.5 TL’lik bie bağış daha yapacağız. ‘’. Kıyamet kopar...


Kampanya hemen onlarca tepki almaya başlar :

''Doğal afette bile para kazanmayı düşünüyorsunuz''... ''Orada insanlar ölürken siz burada reklam peşindesiniz''...


Onur Air bu yorumlardan bazılarını siler fakat sesini Facebook'tan duyuramayan kişiler Twitter'a yüklenirler ve konuyu trend yaparlar, sonra iş çığrından çıkar. İşte tam bu sırada Onur Air bir atak yapıp yaptığı hatayı düzeltmeye çalışır fakat yazdığı iletide '' yanlış anlamalar için, yanlış anlamayan takipçilerimizden özür dileriz '' der. Tepkiler iyice büyümeye başlayınca ise bu iletiyi değiştirip sadece '' yanlış anlamalar için özür dileriz '' yazar...


Konuyu irdeleyelim :

1 - Kampanya hatalı mıydı?

Bu konuya iki açıdan bakmak gerekiyor.

Pesimist yaklaşım : Türk insanın hassas olduğu bir konunun hesap edilemeyerek yanlış anlamaya yol açacak bir ileti girilmesi büyük bir hata. İnsanlar eğer ''like'' yaparsak Vandakilerin karnı doyacak, daha az kişi ölecek, yardımlar artacak psikolojisine girmediler, aksine rantçı Onur Air, insanlıktan nasibini almamış Onur Air psikolojisine girdiler ve şöyle düşündüler : Daha çok yardım gitmesi için size para kazandırmamız mı gerekiyor?

Optimist yaklaşım : Yine aynı halk televizyonda toplanan yardımlara, şirket ismi verilerek yapılan yardımlara tepki göstermedi. Aslında kişiler veya şirketler Türkiyedeki reytingi en yüksek kanallar üzerinden bir PR çalışması yapmışlardı ve amaçları tabiki ileriye dönük ekonomik beklentilerdi. Eğer Onur Air sosyal medya yöneticileri bu noktadan hareketle çıktı ise suçlamadan önce biraz düşünülmesi, tartışılması gerekiyor.

2 - Kampanyanın hatalı olmadığı varsayımı altında Onur Air nerede hata yaptı ve bir sosyal medya krizi ortaya çıktı?

En büyük hata kriz yönetimindeki acemilikti. Kampanya güzel olsa da olay istenilmeyen bir noktaya bir şekilde gitti, bu durumda acil önlem alınması gerekiyorken yorumları silip takipçileri küçümseyecek ifadenin yer alması acemilik kokan hareketlerdi.

Sonuç ve çıkarılacak dersler :

- Bu ülke insanın derin hassasiyetleri var. Irk,dil, din, afet hatta bayramlar, politik hassasiyetler. Sosyal medyada faaliyet gösteren şirketler eğer bu konular ile ilgili ileti gireceklerse ölçüp biçmeliler, girecekleri iletiyi şirket dışından yakın çevresine göstermeli ve onların tepkisini de ölçmeliler, mümkünse yalın, net bir ifade kullanmalılar.

Sosyal platformlarda toplumların karakteristik yapıları ve hassasiyetleri önemlidir.

- Sosyal platformlar şirketler için yalnızca pazarlama aktivitesi olmamalıdır, olsa bile olduğu çaktırılmamalıdır. Sosyal medya sadece yeni ürünleri duyurma, çeşitli kampanyalarla satışları arttırma alanı olmamalıdır. Şirketler için en verimli kullanımı şu şekildedir.

- Müşteri taleplerini anlayarak sunulan hizmetin geliştirilmesi, müşterilerden gelen geribildirimleri ilgili birimlere iletmesi. ( Bu noktada şirketin kalite departmanı çok önemlidir, gelen geribildirimlere yönelik aksiyonlar alınıp alınmadığını denetlemelidir.)

- Müşteri memnuniyetinin çeşitli satış arttırıcı yöntemlerle desteklenmesi ve şirketin itibar, marka bilinirliğini arttırılması.




Sosyal medya VS. Dünya nüfusu

Facebook’un 2011 başlarında dünya üzerinde 700 milyon kullanıcısı varken, 2011 eylül itibariyle 800 milyon’un üzerinde kullanıcısı var. Türkiye’deki kullanıcı sayısı 2011 Eylül itibariyle 30.5 milyon.




Dünyanın en kalabalık nüfuslu ülkeleri düşünüldüğünde ( Çin : 1,32 milyar , Hindistan : 1,12 milyar ) Facebook 800 milyonun üzerindeki kullanıcısıyla dünyanın 3. en büyük ülkesi. Çok daha dikkat çekici durum ise Hindistan’dan hemen sonra gelen bol nüfuslu ABD’nin 304 milyon olan nüfusuyla Facebook’un yanına dahi yaklaşamaması.

Facebook’un bu şekilde istikrarlı bir artışla çok yakında dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip olacağını kestirmek çok da güç değil.

2011 Ekim ayında Twitter Ceo’su Dick Costolo’nun açıkladığı verilere göre ise Twitter’ın dünya üzerindeki aktif kullanıcı sayısı 100 milyon’un üzerinde. Twitter’da dünya nüfusunun 1,7sini oluşturan 108 milyon nüfuslu Meksika’nın hemen ardından dünyanın en büyük 12. nüfusuna sahip.

Sosyalmedyacci'nin notu: İnternet gün geçtikçe sosyal medyaya dönüşüyor. Geleneksel pazarlama yöntemlerinden online pazarlamaya geçiş yeni trend olarak sosyal medya pazarlamayı öne çıkarıyor…

26 Kasım 2011 Cumartesi

Sosyal medya Türkiye’de neden giderek popülerleşiyor


Global bazda sosyal medyanın kullanım miktarının sürekli artması bir yana, Türkiye’de bu derece çılgınca bir artışın nedenlerini sosyolojik açıdan ele almak gerekiyor.

Türk insanın karakteristik özellikleri irdelenirse Türkler duygusal, sıcakkanlı, genç nüfusundan ötürü enerjik, teknoloik gelişmelere sanıldığının aksine daha çabuk uyum sağlayan vb. bireylerdir. Listê kimilerine göre farklılık gösterse de muhtemelen mutabık kalınacak detaylar bunlar.


Sosyal medya da bu karakteristik özelliklere hizmet etmekte.


Durun size bu karakteristik özellikleri örnekleyeyim ;

Duygusal olması : Sosyal ağlar vatandaşımızın politik, ekonomik , siyasi konulara olan sitemini veya iç dünyasını ilgilendiren çıkmazları duyurabilmek için bulunmaz mecradır. Olaylara anlık tepkiler vermek, akıl süzgeçinden geçirmeden çıkışlar yapmak için müthiş bir ortamdır.

Sıcakkanlı olması : Türk insanı şüphesiz sıcakkanlıdır. Akdeniz insanının ortak özelliği ki bu bizde bir miktar daha fazladır, insanlarla iletişime geçmeyi, hayatlarını yorumlamayı hatta biraz da dedikodulamayı çok severiz. İletişime geçerken çoğu zaman dozunu kaçırır biraz da laubali oluruz. Hazır onlarda karşımızda değillerken ne güzel birşeydir bu sosyal ortamlar?

Enerjik olması : Sosyal medya doğası gereği , kendini ifade etme ve sesini duyurma isteği olmayan, yaşam enerjisi olmayan bireyleri dışlar, ayıklar. Sosyal platformlar etkileşimin olduğu yerlerdir. Tek taraflı bir etki yoktur, etki karşılıklı olur hatta üçüncül dördüncül… kişilere ulaşır. Etkileşim enerji demektir, enerji gençlik demektir, gençlik ise istatistiklere göre dünyanın en genç nüfusu olan 2. ülkesi Türkiye demektir.

(Not :ABD nüfus ofisine göre genç nüfus konusunda 2025’ de Meksikayı da geçip 1. sıraya yerleşeceğiz.)

Teknolojiye çabuk ayak uydurması : Türk insanı teknolojiyle barışıktır. Teknolojiyle barışık olma durumunu biraz genişletelim. Kişi başına düşen gelir ortalaması Avrupa ortalamasının bir hayli altındayken kişi başına düşen cep telefonu ortalamasının Avrupa ortalamasının bir hayli üzerinde seyretmesi teknolojik devrimleri gerçekleştirmede çok da geride kalmadığımızı göstermekte. Aynı şekilde bilgisayar kullanım oranın her sene müthiş oranda artması da. Aslında kullanım amacı veya telefon satın alma durumu sosyolojik nedenlere bağlı olsa da teknolojik bir hareket olduğu kesindir.

Türkiyedeki sosyal medya çılgınlığını sadece sosyolojik nedenlerle ele aldım.

Sizce sebepleri neler?