sosyal medya kriz yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya kriz yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2012 Pazartesi

Kriz Yönetiminde Bir Araç Olarak Sosyal Medya

Geçtiğimiz yazılarda domino etkisi gösterip hızla yayılan sosyal medya krizlerinden bahsetmiştik. Dominos Pizzayı derinden etkileyen krizi ve McDonalds’ın McDstories ile yaşadığı küçük çaplı sosyal medya çarpılmasını örnek vaka olarak incelemiştik. Şüphesiz bu tramvaların ortadan kaybolmasındaki en büyük etken, uygun kriz iletişim stratejilerinin seçilmesiydi.

Dominos’un yaşadığı krizde şirket CEO’sunun online video ile açıklama yaparak müşteriyi ikna etme çabası ve bunu büyük oranda başarması, sosyal medyadan kaynaklanan bir krizin yine bir sosyal medya aracı ile nasıl yumuşatılabileceğine dair en pozitif örneklerden birini teşkil ediyor.

Kriz Yönetim uzmanlarından Timothy Coombs’un, krizde kurulacak iletişimi sınıflandırdığı kitabında bahsettiği kavramlardan biri de ‘’yok sayan strateji’’ idi. Bu strateji, kurumun veya kişinin krizin olduğu kabul etmemesi, aksine reddetmesi ve neden bir kriz olmadığını gösterme çabasına girişmesi olarak ifade edilebilir.

Sosyal Medya, krizi bu şekilde yönetmeye çalışan ve hikayesini hüsranla sonuçlandıran birçok şirket gördü. Dolayısıyla bu tecrübelerden çıkarılması gereken ders, yeni medya düzeninde içinde bulunulan krizi reddetme çabasının, her zaman olumsuz senaryo ile sonuçlanacağıdır.

Bu durumun sebebi sosyal medya ve paylaş butonlarının etkisiyle ufak çaplı krizlerin kısa sürede çarpan etkisi gösterebilmesi. Ekonimide kullanılan bir kavram olan çarpan etkisi (gelir elde edenlerin harcama yaparak başkalarına gelir oluşturması, gelir oluşan grubun da harcama yatarak başkalarına gelir yaratması ve bu döngünün bu şekilde uzayıp gitmesi), sosyal medyada da kendini hissettiriyor.

Sosyal Medyanın Çarpan Etkisi, online ya da offline olarak paylaşılan bir içeriğin Facebook, Youtube, Twitter gibi sosyal mecralarda paylaşılarak domino etkisi göstermesi ve sınırsız sayıda kişiye ulaşabilme potansiyeline sahip olmasıdır. Bu durum markayı iki farklı senaryoya sürükleyebilir:

1- İyi Senaryo: Gerek marka gerekse potansiyel müşteriler yeni hizmet, kampanya veya ürünün duyurulmasını sosyal medya ile sağlayabilir ve reklam sosyal medyanın çarpan etkisiyle bir anda yayılır.

2- Kötü Senaryo: Kaynağını bir hizmet veya personelden alan, şirketin veya kişinin daha önceden beklemediği olumsuz bir durum sosyal medyanın çarpan etkisiyle bir anda yayılır.

Kötü senaryo ile mücadele etmenin en önemli adımlarından biri Youtube ve Facebook kanallarını kullanarak basına yetkili birinin açıklama yapmasıdır. Doğmak üzere olan KFC krizini Malezya KFC’nin operasyon müdürü bu şekilde yönetebilmiştir.(Malezya KFC’de çalışan personellerden birisi KFC mutfağında gıda sağlığını tehdit edecek eylemlerde bulunmuş ve bunu sosyal medyada yayınlamıştı)

KFC müdürünün sosyal medyada patlak veren krizin etkisini azaltmak için yaptığı konuşmayı izleyelim:


 SosyalMedyacci’nin Notu: Videoda görüldüğü gibi sosyal medya, kriz iletişiminde kullanılabilecek en faydalı argümanların başında gelmektedir. Etki alanının genişliği ve tüketiciyle kurduğu samimi hava, kriz yönetiminde sosyal medyanın yeni bir araç olarak kullanılmasının önünü açmıştır.

Ayrıca markanın sosyal medyada hakkında söylenenleri takip araçları ile gözlemlemesi olası krizleri engellemede hayati önem taşır.

24 Ocak 2012 Salı

Sosyal Medya Uzmanı(?) Kim Olmalı?

Şirketler Sosyal Medya’nın nimetlerinden faydalanmak istiyor, bunu yaparken de bu işten anlayan bir Sosyal Medya Uzmanına ihtiyaç duyuyorlar. 
Bilinmedik, bol patikalı, uzun, stresli fakat doğru ellerde ise verimli bir alan Sosyal Medya. İşte bu verimli eller Sosyal Medya Uzmanını temsil ediyor.

TDK’ya göre ‘’uzman’’; belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan kimse olarak nitelendiriliyor.

‘’Sosyal Medya’’ ise en basit tabiriyle içerik ve bilgi paylaşımının boyut değiştirmesi, geleneksel medyanın sosyal ortama taşınması.


Bu bağlamda, Sosyal Medya Uzmanı(?) hangi özellikleri barındırmalı?


1- Sosyal Medya Uzmanı(?) Sosyal Olmalıdır :  Sosyalleşen insan, diğer bir tabiriyle toplumsallaşan birey, paylaşım yapan, katılımcı olan, düşünce üreten, çözüm bulan kişidir. Dolayısıyla bir sosyal medya uzmanında olmaması gereken en büyük özellik içe kapanıklık ve rutinliktir. Sosyal Medya doğasında evrimi ve değişimi barındırır. Sosyal Medya Uzmanı ‘’rahat iletişimci’’, empati yapabilen, yenilikçi, değişimlere çabuk ayak uyduran ve bunları toplumların, grupların bulunduğu ortamlarda yapabilen katılımcı ve karşısındakini katılımcı yapabilen kişidir.

    2- Sosyal Medya Uzmanı(?) Teknolojiden Anlamalı, Yenilikçi Olmalıdır : Banka müfettişleri, gelir uzmanları veya devlet dairesi memurları ağırlıklı olarak statik ve tekrarlayan işleri yaparlar. Sınırların kesin çizgilerle çizildiği böyle bir işte uzman olmak, Sosyal Medya Uzmanı olmaktan daha kolaydır. Çünkü Sosyal Medya Uzmanının(?) kendini tekrarlayan bir işi yapması neredeyse imkansızdır. Eğer iş tanımı kesin çizgilerle çizilmiş Sosyal Medya Uzmanı arıyorsanız, hata yapıyorsunuz. O ilanı değiştirin ve şu şekilde bir ilan verin;
      
''Değişime kısa sürede ayak uyduran, yeniliklerle beslenen ve bu işte uzman olunamayacağını çoktan kavramış olan, Sosyal Medya Arıları arıyoruz…’’

3- Sosyal Medya Uzmanı(?) Müşteriyi Tanımalıdır: Pazarınızdaki müşterilerin beklentileri nelerdir? Sosyal Medyada müşteriyle kurulması gereken iletişimin tonu ne olmalıdır?

Bir  Sosyal Medya Uzmanı(?) işe almak istiyorsanız ve hangi soruları soracağınızı bilemiyorsanız aşağıdaki sorular rehberiniz olabilir. Bu sorulara cevap veremeyen bir uzman sizin için değer ifade etmeyecektir.


     - Bugün Sosyal Medya’ya ilişkin ne yaptınız?


    - Sosyal Medya’da ROI nedir? Nasıl Hesaplanabilir?


    - Sosyal Medya Kriz Yönetimi Nasıl Yapılır?


    - Kurumsal İtibar ve Sosyal Medya arasındaki ilişki nedir?


    - Sosyal Medya’da takip nasıl yapılır?Takip/İzleme araçları nelerdir? Neden önemlidir?
    
    - Sosyal Medya Kampanyası nedir? Başarılı Sosyal Medya Kampanyası örneklerini veriniz.


    - Sizce ileride Sosyal Medya, Pazarlamayı içine mi alacak yoksa Sosyal Medya aktiviteleri rutin pazarlama faaliyetlerinin içine mi girecek?


    - Beğenen ve takipçi sayısı mı, Engagament oranı mı daha önemlidir?
    
Sosyalmedyacci’nin notu: Sosyal Medya Uzmanının kim olduğu ile ilgili süregelen tartışmalar Sosyal Medya Uzmanı kavramını konumlandıramamaktan kaynaklanıyor. Yukarıdaki 8 soruya cevap verebilen kişiler piyasada tartışılan türde bir Sosyal Medya Uzmanı olabilir.

Sosyal Medya Uzmanından, müşteri ilişkileri, pazarlama, satış, PR, SEO,kalite gibi birçok konuya hakim olmasını bekleyenler bir şeyi unutmamalıdır. Bütünleşik pazarlama iletişimi’ne (integrated marketing communications) göre bu konuların hepsi birer pazarlama çabasıdır. Dolayısıyla bu maddeler birbiriyle ahengli bir şekilde ilerlemeli, birbirini desteklemelidir. Bunun için ise bir kurumun tüm çalışanları birbirinin işlerinden haberdar olmalı,departmanlar arasında müthiş bir bilgi akışı olmalıdır.
     
Bütünleşik pazarlama iletişimi anlayışına göre, bu kadar beklenti yalnızca Sosyal Medya Uzmanına mal edilemez. Tabandan tavana şirkette çalışan çoğu personel yukarıdaki özelliklere (müşteri ilişkileri, pazarlama, satış, PR, SEO,kalite) hakim olmalıdır.


8 Ocak 2012 Pazar

Sosyal Medya Kriz Yönetimi : Ama Nasıl?

Kurumsal ve Online İtibar, büyük ölçekli şirketlerin olası bir krizde yönetmeleri gereken en önemli iki kavram olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’de ve dünyada giderek artan Sosyal Medya kriz vakaları( örn; @Borusanholding Krizi,Onur Air krizi,Nestle krizi) ile birlikte şirketler kurumsal itibar politikalarını hızla revize ediyorlar.

Sosyal Medya Krizleri ortaya çıkmadan önce dünyada kabul gören geleneksel kriz yönetimi(crisis management) metodlarının büyük kısmı Sosyal Medya Kriz Yönetimi için de geçerli.



Sosyal Medya Krizi Nasıl Yönetilir?


1- Planlama yapın : Bu aşama, pazardaki risklerin önceden tespit edilmesi ve bir kriz yönetim takımının oluşturulmasını kapsar. Şirketteki tüm personel kriz yönetimi ile ilgili bilgilendirilmelidir. Eğer profesyonel destek alınmayacaksa, bilgilendirme veya eğitim konu hakkında daha çok fikir sahibi olan kriz yönetim takımı tarafından yapılmalıdır. Şirketteki tüm personel kriz belirtilerini göstermeye başladığında krizi önlemeye odaklanmalıdır.

Ortaya bir kriz çıkmadan önce onu önlemeye yönelik alınacak önlemler Kurumsal İtibar’ı güvence altına almada en önemli bölümdür.


Bu aşamada şu sorulara cevap vereceğiniz bir liste hazırlayın;

a) Pazarda bulunan rakip şirketler bir Sosyal Medya Krizi yaşadı mı? Yaşadıysa bu krizi yönetmek için uyguladıkları hangi yöntemler olumlu,hangileri olumsuz etki gösterdi?

b) Rakiplere göre güçsüz yanlarımız neler? Müşteri İlişkileri birimine çok sık gelen ve krize yol açabilecek hususlar neler? Bu şikayetler genel olarak pazara ve kontrol dışı koşullara mı dayalı,yoksa şikayetlerin kontrolü bizim elimizde mi? (Eğer elinizde ise sorunu ortadan kaldırın)

c) Kriz Yönetim Takımı kimlerden oluşacak?

Takımı oluştururken kişilerin psikolojik özelliklerini,eğitimlerini,soğukkanlılık ve işinde yetkinliklerini (yabancı dil bilmesi gibi) göz önünde bulundurun. Kriz olağandışı bir durumdur,fakat yönetilmesi ancak ve ancak bu olağandışı durumda soğukkanlı kalabilen kişilerle mümkündür.

d)Krizi yönetmek için ne yapmamız gerekiyor? Yönetim stratejimiz ne olacak?Fan sayfalarınızdaki her soruya samimiyetle cevap mı vereceksiniz,yoksa fan sayfalarınızı kapatıp iletişim yollarını mı engelleyeceksiniz? ( Bu karar tamamen yönetim politikanıza kalmıştır, fakat önerim; eğer sorular veya paylaşımlar küfür ya da ağır hakaret içermiyorsa samimiyetle yanıtlayın)

2- Özür dileyin: Eğer kriz ortaya çıktıysa oluşan yeni durumu kabullenmeli ve ilerlemesini engellemek için özür dilemeyi bilmelisiniz. Geleneksel medya araçları dışında Facebook,Twitter,Linkedin gibi sosyal ağ sayfalarınızda özür konuşmanızı içeren bir video yayınlayın. Bu özür şirketin en üst yönetimindeki kişiden ( CEO veya yardımcısı ) gelmelidir. Aşağıdaki video, Dominos Pizza’nın yaşadığı Sosyal Medya Krizine istinaden Dominos’un CEO’su Patrick Doyle’nin yayınladığı konuşmayı içeriyor. Örnek alınabilinir.




3- İzleyin : Bu yazımda bahsettiğim Sosyal Medya İzleme ve Ölçüm araçlarını tüm kriz sürecinde aktif olarak kullanın. (diğer Sosyal Medya Takip Araçlarını bu listede bulabilirsiniz). Twitter ve Facebook kullanıcıları hakkınızda neler diyor? Açıklamalarınızdan sonra takdir edenlerin sayısı çoğaldı mı? Konuşmanız insanları ikna etti mi? İkna etmediyse hangi noktada ikna etmedi? Gerekiyorsa ikinci bir açıklama yapın veya Facebook ve Twitter’a yanlış anlamaları düzeltmek için ilave bir bilgilendirme yazısı girin.


4- Ölçün : Sosyal Medya takip araçları ile insanların Sosyal Medyadaki tepkilerini ölçün. İletiler, hangi davranış veya açıklamalarınızdan sonra artıyor ya da azalıyor? Grafik halinde, yönetime sunun. Bu noktada, kullanmanız için Tweetreports’u önereceğim. Bu araç, grafik ve rakamlarla derin bir Sosyal Medya analizine imkan sunuyor.


5- Geliştirin: İzlemek ve ölçmek, krizi yönetmek için haiz öneme sahiptir. Bu aşamadan sonra gözlem ve ölçümlerinizi krizi yönetmek ve bastırmak için kullanmalısınız. Gözleyerek ve ölçerek, yaptığınız hataların farkına varın,onları ortadan kaldırın, aynı zamanda olumlu izlenim bırakan davranış ve açıklamalarınızı pekiştirerek yayın.


Sosyalmedyacci’nin notu: Geleneksel pazarlama ve medya araçlarının etkinliğini hızla kaybetmesi, birçok eylemi Sosyal Medyaya kaydırdı. Pazarlama, satış ve müşteri ilişkileri kanallarının giderek dijital dünyaya kayması, oluşacak muhtemel krizlerin de Sosyal Medyada yankılanmasına neden oluyor.


Yeni Dünya Düzeni’nde, Geleneksel Kriz Yönetimi Metodları, yerini Sosyal Medya Kriz Yönetim Metodlarına bırakıyor…

7 Ocak 2012 Cumartesi

Sosyal Medya’da yeni bir Online İtibar Krizi : @Borusanholding


@Borusanholding krizini detaylı bir şekilde incelemeden önce, ‘’kriz’’ olgusunun ifade ettiği anlama göz atalım:

Kısa bir ifadeyle ‘’kriz’’ ; rutin süreç dışında gelişen, önceden planlanmamış gerilim durumlardır.

Daha bilimsel bir tanım ile kriz, kurumun üst düzey hedeflerini tehdit eden, işletmenin yaşamını tehlikeye sokan ve işletmenin hızla tepki göstermesinin zorunlu olduğu özel durumlardır. ( Referans : Budak ve Budak, 1995:2001 ).

Büyük işletmelerin, hatta devletlerin dahi yaşamını tehlikeye sokan krizler günümüzde farklı bir boyut kazanmıştır. Bunun sebebi Sosyal Medya gerçeğidir.


Kriz tanımı ‘’Sosyal Medya’’ için revize edildiğinde yeni bir ifade ortaya çıkar.


Şirketler için Sosyal Medya Krizi; kaynağını bir hizmet veya personelden alan, şirketin daha önceden beklemediği, iyi yönetilmediği takdirde büyüme ve yayılma hızının diğer kriz çeşitlerine nazaran çok yüksek olduğu bir gerilim zinciridir.

Aslında burada önemli olan nokta, Sosyal Medya Krizi’nin, Medya Krizi ve Finansal Kriz gibi çeşitlerden farklı bir seyir göstermesidir.

Bu kriz türü kaynağında herhangi bir hizmet açığı veya personel hatası olmamasına rağmen doğup, türeyebilir. Çünkü internetin tamamen yasaklanmadığı bir ülkede, Google demokrasisi hüküm sürmektedir. Dolayısıyla şirketin herhangi bir hizmetini onaylamayan veya memnun edilmeyen bir müşteri Facebook, Twitter vb. servislerde paylaşacağı içerikle bir Sosyal Medya Krizine zemin hazırlayabilir. Aslında diğer yazılarımda da bahsettiğim Yeni Dünya Düzeni ( müşterinin üst yönetimi denetleyip kontrol ettiği düzen ) hızla önem kazandığı gerçeği gözler önündedir.

Peki @Borusanholding krizi nereden çıktı?

Kanal 24’te Araba Sevdası isimli programı sunan ralli pilotu Burcu Çetinkaya, Borusan Holding ile sponsorluk için prensip anlaşmasına varıyor. İddia odur ki bu sponsorluk anlaşması ile Burcu Hanım’a 100 bin Euro ve 2 adet Mini marka aracı kullanma hakkı veriliyor. Fakat Borusan Otomotiv marka müdürü, Burcu Hanım’ı arayarak sponsorluk anlaşmasının iptal olduğunu, bunun sebebinin ise Burcu Çetinkaya’nın, Kanal 24’te başörtülü bir (Merve Kılıç) bayanla program yapması olduğunu söylüyor. Aniden olay Sosyal Medyada patlak veriyor. Akabinde konuyla ilgili inanılmaz sıklıkta tweet atılıyor, tweetler retweetleniyor ve olay adeta bir Sosyal Medya krizine dönüşüyor.

Haberi aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:



Borusan Holding Üst Yöneticisi, bir basın açıklaması yaparak sektörel daralmaya bağlı olarak sponsorluk anlaşmalarına ayrılan tutarda değişikliğe gidildiği, bu yüzden bu sponsorluk anlaşmasının iptal edildiğini içeren bir basın konuşması yapıyor. Bu açıklamada Marka Direktörü’nün Yeni Şafak gazetesine yetkisiz biçimde ifade verdiğini,bu noktada hata yapıldığını belirtiyor ve tüm kamuoyundan özür diliyor. (Marka Direktörü başörtüsünü bir siyasal sembol olarak gören açıklamalar yapmıştı).

Fakat bu süreçte olayın yayılma hızı Sosyal Medyada inanılmaz bir düzeye ulaştı.

Borusan nerede yanlış yaptı?

Öncelikle bilinmesi gereken konu, müşterinin gözünde personel algısının olmadığıdır. Yani kamuoyu için şirket çalışanının ağzından çıkan her söz, tüm şirket ve değerleri için geçerlidir.

1-Marka Direktörü tehlikeli sulara girmiştir :

Onur Air Krizi'nde incelediğim gibi en büyük hata, Borusan Holding Marka Direktörü’nün Türk halkının sosyal duyarlılıklarının önemini kavramamış olmasıdır. İster başörtüsü deyin ister türban deyin, Türk insanın genel eğilimi bu konuyu tartışma yönündedir .Türban konusunu hareretli şekilde savunanlar kadar türbana karşı olanlar da vardır. Konuyla ilgili düşünceler fanatizm şeklindedir. Türk halkı genel olarak türbanı adeta bir takım tutar gibi desteklemekte veya aynı şiddetle reddetmektedir.

2- Marka Müdürü düzeltme açıklamasında bir yanlış anlaşılma olduğunu, sadece başörtüsü değil diğer siyasi sembollere karşı da eşit mesafede oldukları yönünde açıklama yapmıştır. Bu açıklama zaten Sosyal Medya’da tartışılmakta olan bir konuyu alevlenmiştir. Başörtüsü siyasal bir simge midir?

Sosyal Medya’da @borusanholding krizi hala devam ediyor. Konuyla ilgili en son tweetler;

@AAUGUR bugun itibariyle 5 mini alimini engelledim, calismalarima devam edicem. @hakanbayulgen@Esreverdaer @BMW_TR @borusanholding
@borusanholding BORUSAN HOLDİNG'İN CEO’SU TÜM TÜRKİYE’DEN ÖZÜR DİLEDİ!http://t.co/k4O1DRwF
@borusanholding neler olduğunu anlamak için 5 gün beklmiş, neden acaba? sizin satışını yaptığınız hiç bir markayı şahsen almayı düşünmüyorum
on Jan. 3 at 10:18 a.m.
@borusanholding Çalışan genel müdürleriniz sizin gibi düşünmüyorlar. Onlar hakkında ne işlem yaptınız acaba? merak ediyoruz vatandaş olarak?
@borusanholding tam sayfa ilanlar ile zaten sponsorluk butcesini fazla ca harcadiniz. neden ilanahttp://t.co/P6JO2aE6
@borusanholding Holdinginizde başörtülü kadın çalışanınız var mı? Bu soruya vereceğiniz cevap samimiyetinizin tek göstergesi.
@borusanholding Bu kadar ezilip büzülmenize, Sn. Asım Kocabıyık ne diyor acaba? Özür dilemek ayrı, yalvarmak ayrı.
@borusanholding Çok zayıf ve çaresiz görüntü veriyorsunuz. Her firma gibi ürününüzü pazarlayacağınız kişileri seçme özgürlüğününe sahipsiniz.

SosyalMedyacci’nin notu : Sosyal Medya gerçeğini küçümseyen veya plan dışında bırakan kurumlar, yaşayacakları muhtemel bir kriz ile yaşam sürelerini daha da kısaltacak, yenidünyanın altın bir tepside sunduğu en güçlü kriz yönetim argümanını başkalarının yönetmesine izin vereceklerdir.

Bu sebeple Borusanholding biran önce bir Sosyal Medya Kriz politikası benimsemelidir.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Greenpeace Sosyal Medya’da Nestle’ye cezayı kesti


100 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet gösteren, Türkiye’deki ilk çikolota fabrikasını açan, bünyesinde Nesquik,Nescafe,Maggi gibi markaları barındıran perakende gıda’nın en büyük temsilcilerinden Nestle sosyal medyada çuvalladı.



Nestle’nin başta Kit-Kat gibi ürünlerinde kullandığı Palmiye yağının kullanımı, yağmur ormanlarının verimini düşürürken bir yandan da dünya üzerinde 50 -60 bin tane kalan Orangutanların neslini tüketiyor.

Greenpeace’in daha sonra bir sosyal medya krizine hazırladığı zemin videoyu aşağıda bulabilirsiniz. Bu videoda Nestle’yi Kit-Kat’ın ünlü sloganı ‘’have a break’’ üzerinden vurmuş Greenpeace.



Bu noktada Nestle’nin sosyal medya hesabında söz sahibi kişilerin, büyümesi muhtemel bu viral kampanyaya karşı bir önlem alması gerekirken, ‘’ engellenemez sosyal medya hareketi’’yle uğraşma yolunu seçmesi büyük bir hataydı. Nestle, google’a telif haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bu videoyu kaldırtmak için başvurdu. Google her ne kadar bu durumu onaylasa da video yüzlerce siteye çoktan yayılmıştı.

Greenpeace, destekçilerine bu videoyu paylaşma çağrısında bulundu ve nestle’nin resmi facebook hesabına birçok olumsuz yorum girildi. Nestle ise bu duruma fanların profillerini silme tehditiyle karşılık verdi. Bir anda patlak veren sosyal medya krizi aşağıdaki resimleri ortaya çıkarttı…











Tepkiler üzerine Nestle Ceo’su Peter Brabeck-Letmathe bir bildiri yayınlayarak Nestle’nin bundan sonra ormanların yok edilmesine karşılık bir dizi önlem aldığını belirtti. Bu bildiride ;

- Nestle ürünlerinin ormanlara zarar verecek ürünleri üretmeyeceğinin taahhütü
-Greenpeace ile düzenli toplantılar düzenleneceğinin taahhütü
gibi maddeler yer aldı.

Sosyalmedyacci’nın notu : Sosyal medya hesabınızı müşteriyi anlayan kişilere teslim edin, takipçilerinizi küçümseyecek davranışlara sakın girmeyin. Sosyal medya’yı küçümsemeyin, yoksa cezalandırılırsınız.