sosyal medyanın geleceği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medyanın geleceği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2012 Pazartesi

Pinterest : Sosyal Medyada Yeni Dahi Çocuk

Pinterest, 2012 yılı sosyal medya trend tahminlerinin neredeyse hiçbirinde yer almıyordu. Katlanarak artan pinterest kullanıcı sayısı tüm sosyal medya camiasını şaşırtmış durumda. 2012’ye dair tahminler revize edilmeye çoktan başlandı.

Aslında Twitter üzerinden yaptığım 2012 sosyal medya trend beklentilerimde son seçeneği boş bırakmıştım, bunun sebebi de sosyal medyanın her sene yeni bir yıldızı sürpriz olarak piyasaya sürmesiydi. Nitekim, pinterest tahminlerimi doğrular nitelikte ilerliyor ve mini bir süprize hayat veriyor.


Aşağıdaki pinterest istatistiklerine howsociable,alexa ve visual.ly’den ulaşıldı. İnceleyelim:
  • Alexa Global Rank(Alexa Dünya Sıralaması): 78
  • Estimated time on site(Sitede geçirilen süre): 10:57
  • Social Media Popularity( Sosyal Medya popülaritesi): 9.1
  • Twitter Popularity(Twitter Popülaritesi): 9.0
  • Facebook Popularity(Facebook Popülaritesi): 5.2
  • Percantage of Pinterest’s male users in USA( Amerikadaki erkek pinterest kullanıcılarının yüzdesi): %83

Beğendiniz resimleri kategorize etmenize yarayan sosyal resim paylaşım sitesi pinterest, flickr’dan daha karizma bir havaya bürümüş kendini, çünkü pinterest hesabınızın olması için davetiye göndermeniz gerekiyor. Aynı zamanda pinterest, abileri olan Facebook ve Twitter’ın büyüklüğünü kabul ediyor ve kullanıcılarının yalnızca bu iki siteden birinde bulunan hesaplarıyla bağlanmalarına olanak tanıyor. Kısacası Facebook ya da Twitter hesabınız yoksa pinterest’i unutun.

Pinterest Neden Başarılı Oldu?

Facebook’un karşısında Google+’ın sunduğu avantajların başında fonksiyonellik ve yalınlık olduğunu söylemek ne kadar doğruysa, pinterest için de aynı şey geçerli. Pinterest; yalın,fonkiyonel ve ergonomik. 

Pinterest’in bu başarısı gösteriyor ki kullanıcılar dijital karışıklıktan bunalmış durumda ve sadelikten yana olan tasarımlara yöneliyor. Google+’ın da aynı şekilde başarıya ulaşması bu görüşü destekleyebilir.

İşin ilginç yanı, pinterest’in bu kullanıcı sayısına 20’yi bulmayan çalışan sayısıyla ulaşması. Bu da gösteriyor ki sosyal medya muazzam bir kazanç alanı yaratıyor, yeter ki özgün bir fikriniz ve bu fikri uygulayacak/uygulatacak yeteneğiniz/yetiniz olsun.

Her ne kadar alanları tamamen aynı olmasa da Flickr’ın pinterest karşısında unutulmaya başlanması Flickr’ı satın alan Yahoo’ya bir darbe daha indirmiş durumda.


Pinterest Nedir?

Delicious ya da Stumbleupon gibi bir sosyal imleme sitesini alın, içine biraz Flickr katın, Facebook  ile sunumunu yapın. Pinterest sosyalmedyacci gözüyle bu anlama geliyor.

Daha açık bir dille Pinterest, imleme sistemiyle çalışan, beğendiğiniz resimlere kategorize etmenize yarayan sosyal bir fotoğraf paylaşım sitesi. Pinterest, pin(iğne) ve interest(ilgi) kelimelerinin birleşiminden oluşmakta. Kısacası duvara ilginizi iğneliyorsunuz ve insanlara bunu beğenen paylaşsın mesajı veriyorsunuz.

Pinterest’in kendi web sitesindeki tanımıyla; Pinterest, internette bulduğunuz güzel olan herşeyi paylaşmanıza ve düzenlemenize yarar. İnsanlar bu duvar panosunu düğünlerini planlamak, evlerini dekore etmek veya favori yemek tariflerini düzenlemek için kullanır.

SosyalMedyacci’nin Notu: Dünyanın önde gelen dijital medya sitelerinde revaçta olan tartışma konusu pinterest. Birçok uzman, pinterest’in sosyal medyanın geleceği olup olmayacağı sorusuna yanıt arıyor. Çoğu marka şimdiden Pinterest’i reklam amaçlı kullanmaya başladı. Amerika’da kadınlar tarafından öyle bir fenomen haline geldi ki, yemek tarifine ihtiyacı olan veya kendine giyecek yeni birşeyler arayan kadınların çoğunun etkileşime geçtiği bir buluşma noktası oldu Pinterest. Eğer bana soruyorsanız Pinterest, sosyal medyanın başaktörlerinden birisi olsa da hiçbir zaman yönetmen koltuğuna oturamayacak. Neden mi? Delicious, Digg, Stumbleupon ya da Reddit gibi imleme siteleri bunu başaramadı, Pinterest neden başarsın?


4 Şubat 2012 Cumartesi

Sosyal Medyanın Geleceğini Soruyorsanız...

Sosyal Medya’nın geleceğini tartışmadan önce, şimdiden açığa çıkan bazı şeyleri belirtmekte fayda var. Markalar artık şeffaflaşmak zorunda ve nitekim öyle oluyor.

Online mecralarda markanızı yönetemezseniz, müşterileriniz sizi yönetecektir.

Tüketicilerin büyük bölümü artık bilinçlendi, bir ürünü veya hizmeti almadan önce internette fiyat taraması yapıyor, karşılaştırıyor, ürünü daha önce alanların yorumlarını okuyor , ölçüyor, biçiyor ve nihayetinde satın alma kararını veriyor. 
Ardından kullandığı ürün ya da deneyimlediği hizmet ile ilgili tecrübelerini Facebook’ta, Twitter’da, forumlarda, kimi zaman da şikayet sitelerinde paylaşıyor.

İşte bu noktada Sosyal Medya etkisini daha şiddetli hissettiriyor, çünkü Sosyal Medya için ‘’paylaşım’’ su demek, yaşam kaynağı demek. Paylaşım, akabinde gelen etkileşim, yeniden paylaşım, sınırı çizilemeyen, sürekli yayılan bir etki ve tepki döngüsü.

Diğer yandan,tüketicinin bilinçlenmesiyle markalar da bilinçleniyor, firmalar  kendileri hakkında dolaşan dedikodulara kulak tıkayamıyor. Takip araçlarının yardımıyla Sosyal Medyada haklarında söylenenleri izliyor, müşteri algısını yönetmenin yollarını arıyor. Bu geribildirimlerden ders çıkartıp, hizmetlerini geliştiren, adaptasyon hızı müthiş markalar bulunduğu kadar, geribildirimlere hatalı tepkiler gösterip kurumsal itibarını zedeleyenler de.

Dünyanın gittiği yer açık. Serbestleşen ekonomiler, para birlikleri, sürekli artan ticaret hacmi, yaratılan tüketim toplumları, artan rekabetle birlikte gelen maliyet kısma baskısı. Bir yandan da sürekli daha fazlasını talep eden, ince eleyip sık dokuyan, talepkar tüketici. Müşteri sadakati, memnuniyeti ve sürdürülebilirliğinin artık hayati öneme sahip olduğu küresel ekonomi.

Potansiyel alıcıların sosyal ağlara kaydığını gözlemleyen şirketler de mağazalarını sosyalleştiriyor.

Livescribe Smart pens, Diandc Shoes  gibi markalar çoktan Facebook mağazalarını açtılar ve ürün satışı yapıyorlar. Aynı zamanda bu ürünleri ‘’like’’ edebiliyorsunuz. Son olarak Denizbank bir Facebook şubesi açtı ve Facebook üzerinden parasal işlemlere olanak tanıyor.

Sosyal Medyanın Geleceği?

Sosyal Medyanın ömrünün kısa olduğunu, çoğu şirket için gelip geçici bir sevda olduğunu, hatta işi bir adım ileri götürüp bu işin danışmanlarının, uzmanlarının?, stratejistlerinin yakın bir zaman da işsiz kalacağını savunanlar var. Bu görüşler aslında Sosyal Medyanın ne olduğunu tam olarak kavrayamayan, eski literatürden ilham alan, gelenekselci, gelişime açık olmayan kişilere ait.

Savundukları görüşün temel dayanağı, Twitter ve Facebook’un ömrünün uzun olmadığı, tıpkı myspace, hi5 gibi.

Aynı kişiler neden şunu düşünemiyor? Evet, Facebook ve Twitter, hatta Youtube belki yakın gelecekte olmayacak, fakat onların yerini  belki Acebook,  belki Fritter gibi sosyal siteler alacak.

Sosyal Medya hiçbir zaman ölmeyecek.

Sosyal Medya 10 sene sonra nerede diye bana soruyorsanız;

ŞİRKET VE KURUM PORTALLARI derim. Bilginin,ürünlerin, hizmetin, müşteri ilişkilerinin, müşteri beğeni ve negatif yorumlarının bulunduğu, müşterilerin sordukları sorulara çok kısa sürede yanıt aldıkları portallar.

Mal ve hizmetlerin sosyal mağazalar yoluyla satıldığı,bilgiye ulaşabilirliğin daha da artması, şirket ve müşterilerin aşırı şeffaflaşmasından ötürü, özel bir pazarlama çalışmasına gerek kalmadan ürünlerin satılabildiği veya satılamadığı sosyal şirket portalları. Sürekli müşteri odaklı çalışmak zorunda kalan firmalar…

Yani müşterinin firmaları yönettiği, üretim kararlarına direkt etki ettiği yeni düzen. Belki de liberalizmin doruk noktasına ulaşacağı bu düzen kendi içinde bir çelişkiyi de barındırıp, kendi sonunu hazırlayacak.

Kökeni klasik ekonomik görüşe dayanan liberalizmin birçok savunusu her arzın kendi talebini yarattığını söyler. Bu şu demek: Eğer bir firma ya da devlet bir malı piyasaya sürerse, ona otomatik olarak bir talep doğar.

Fakat yeni sosyal düzende talep arzı etkileyecek ve üretim kararlarını tüketici talepleri belirleyecek.

SosyalMedyacci’nin Notu: Sosyal Medya işte bu kadar büyük bir değişim, bazıları henüz kabul etmese de...