sosyal medya arama motoru optimizasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya arama motoru optimizasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2012 Çarşamba

İçerik Pazarlama Yeni Medyayı Neden Şekillendirecek?

Geçtiğimiz günlerde Vuslat Doğan Sabancı yeni medyanın içerik üzerine şekilleneceğini belirtti. Örnek olarak da manşetlerin okurlarla birlikte atılmaya başlanmasını gösterdi. 

Gerçek olan şu ki, medya devleri dahi artık okuyucularını içerik oluşturmaya teşvik ediyor, çünkü onlar için de rekabet üst düzeyde. Bu konuya ilişkin Hürriyet’in yazarkafe servisini örnek verebiliriz.Sistem şu şekilde işliyor: Blog sahipleri, yazdıkları içerikleri yazarkafe’ye gönderiyor , böylece günlük yüzlerce ziyaretçi alan yazarkafe servisinde içeriklerinin görüntülenmesi sağlıyorlar. Editörler, içerikleri beğendikleri takdirde Hürriyet’in web sayfasında yayınlıyor ve bir win-win durumu oluşuyor. Aynı şekilde hürriyet’in, spor sayfasında futbol maçlarının hemen ardından futbolseverlerin attıkları enteresan twitlere yer verdiği gözünüze çarpıyordur. Başka birçok medya şirketi de aynı uygulamaları yavaş yavaş yapmaya başladılar. 

Peki, okuyucudan düzenin içine girerek, aktif rol alması neden bekleniyor?

1- Medyada rekabet yükseliyor, çünkü bilgi akışı çok hızlı, haberlere anlık olarak her yerden ulaşılabiliyor. Twitter’ı monitor eden bir kişi, haber ajanslarından çok daha önce bir haber hakkında bilgiye sahip olabilir. Nitekim, Whitney Houston’ın öldüğüne dair ilk bilgiyi Twitter’da bir kullanıcı paylaşmıştı. Birçok blog, muazzam okuyucu rakamlarına ulaşmaya başladı ve açılan her blog medya devlerinin pastasından küçük bir parça koparıyor.

2- Sosyal Medya ile birlikte engagement kavramı giderek önem kazanmaya başladı. Bu yüzden medya devleri okuyucularını etkileşime davet ediyor ve onlara kendi yayınlarında aktif roller veriyorlar.

3- Bilginin ve haberlerin online mecralarda oluşması ve takip edilmesi, medya şirketlerinin işini kolaylaştırıyor, çünkü internetteki bilginin maliyeti, yazılı bilginin maliyetinden çok daha düşük. İnternetteki  stok maliyet neredeyse yalnızca hosting servisiniz, bu da fazla tutmuyor.Bu yüzden medya şirketleri de kendilerini online ve sosyal mecralara transfer ediyorlar.

4- Bilgi online ortama taşındı ve bunu bir şekilde okuyucu istedi. Tüketici, medya şirketleri için okuyucu anlamına geliyor ve düşünün ki zamanla tüm müşterileriniz online ortama taşınıyor. 

Önceden reklamlar gazete, dergi gibi yazılı basın araçları ile tüketiciye ulaşıyordu. Artık reklamlar internet sitelerinin bannerlarında, pop-uplarında, haber aralarında yer alıyor. Bu reklamların para etmesi için o sitenin değerli olması lazım. O sitenin değerli olması için de sürekli güncellenen içeriğe sahip olması lazım. Sürekli güncellenen içerik sadece demirbaş yazarlar ile olmuyor, o yüzden siz, ben, Fatma, Ali, kısaca eli klavye tutan, belli bir konu hakkında bir şeyler yazabilen herkesin emeğine ihtiyaç duyuluyor.

5- Arama motoru optimizasyonu(SEO) medya şirketlerinin ihmal edemeyeceği bir durum. İlgili haberlerin arama motorunda ilk sıralarda çıkması için haber sağlayıcılara güncel ve okuyucuyu sitede tutan içerik gerekiyor. Nitekim, Google’ın bir içeriği ilk sıralarda çıkarması, o sitenin güncelleme sıklığı, sitede geçirilen ortalama süre ve Google’da indeksli sayfa sayısı gibi faktörlere bağlı.
Bu maddelerden ortaya çıkan şu ki içerik artık para ediyor. 

Doğan Grubu, bunun farkına çoktan vardı ve mükemmel bir stratejiyle okuyucuları oyunun içine dahil etmeye başladı. Amerika ve Avrupa’da bulunan birçok internet sitesi, yazarlar ve reklamverenleri buluşturan havuzlar oluşturuyor. Reklamveren (bir şirket, haber sitesi,blog vb. olabilir), hangi konu hakkında içeriğe ihtiyacı olduğunu belirtiyor ve açık ihaleye açıyor. Siteye kaydolan yazarlar ise ilgili fiyattan içerik hazırlamak için teklifi kabul ediyorlar. SEO’ya uygun içerik(içerik pazarlaması) hazırlayan yazarlar daha fazla para kazanıyor.Textbroker sitesi bu sitelerin en ünlü örneklerinden. Türkiye’de de yakın bir gelecekte örneklerini göreceğiz.

SosyalMedyacci’nin Notu: Sonuç olarak, yeni medya düzeninin, bazılarının iddia ettiği gibi yalnızca sosyal medyadan ibaret olmadığını söyleyebiliriz. İçerik ve veri, yeni medya düzeninde söz sahibi diğer unsurlar olacak. Yeni Medya Düzenini SEO, sosyal medya, içerik ve data(veri) olarak özetleyebiliriz.
Vuslat Doğan Sabancı’nın, geçtiğimiz günlerde İzmir Ticaret Borsa’sının 120. Yıl kutlamasında yeni medya düzenine ilişkin sarfettiği sözcüklerle konuyu noktalayalım. Çünkü çok şey anlatıyor:

"Bu yeni düzende her geçen gün, ‘Eskiyi çöp tenekesine atın. Yeni bir şeyler var’ anlayışı hakim oluyor. Nedir bu yeni düzen? İzmir’in yeni kapıcıları gazeteci değiller.Televizyoncu veya radyocu da değiller. Film çekmiyorlar. Ama onlar da bu yeni medya düzeninin parçası durumundalar. Çünkü kullandıkları araç, yeni medya düzeninin altyapısıdır. Çünkü hepimiz bu ortak otoyolu kullanıyoruz. İnternet denilen devasa ana caddelerde geziniyoruz. İşte bu durum, çağımız yeni medya düzeninin birinci gerçeğini anlatıyor: Hepimiz bu yeni düzenin birer aktörüyüz" 

***Not: Vuslat Sabancı, ‘’İzmir’in yeni kapıcıları’’ ile e-kapıcı sitesini kuran kişilerin marifetli bir iş yapmalarına ve yeni bir fikri yoktan var etmelerine atıf yapıyor.

9 Mart 2012 Cuma

SEO için 18 Eşsiz Öneri


Sosyal Medya ile ilgilenenlerin çoğunun bir seo geçmişi olduğunu siz de gözlemliyorsunuzdur. Bu durum, piyasa için büyük tehlike oluşturuyor, çünkü seo sosyal medyanın yalnızca bir tarafı. 

Sosyal Medya’nın değiştirdiği en önemli şey aslında online itibar, geleneksel medya anlayışı, kriz yönetimi gibi olgular. Dolayısıyla yalnızca seodan beslenen bir kişinin sosyal medyayı doğru bir şekilde analiz etmesi oldukça güç.

Bu yazımda bir değişiklik yapıp seo ile ilgili tecrübelerimle sizi bilgilendirmek istiyorum. Bugüne kadar sizinle olan ilişkimde yapaylığa yer vermedim. 

Sosyalmedyacci’da okuduklarınızdan öğrenebilecekleriniz benim için en büyük motivasyon kaynağı oldu, bu yüzden planın biraz dışına çıkıp seo hakkında da sizi farklı noktalara getirebileceğine inandığım yöntemleri paylaşmak istiyorum.

Bahsedilen yöntemlerden bazıları büyük bir ihtimalle daha önce hiç duymadığınız fakat doğal yolla sizi yukarılara çıkaracak metodlar. Tabii biraz emek gerekiyor. SEO uzmanlarının birçoğu bazı sırlarını paylaşmak istemezler ve çoğu kişi seo ile ilgili yalnızca buzdağının görünen kısmını okuyucularına aktarır. Tavsiyeler verilir, uygulanır ve sonuç çoğu zaman alınmaz. Hele bugünlerde klasik tavsiyelerden yola çıkarak uygulanan seo çalışmalarında sonuç almak iyice imkansızlaştı, çünkü google artık insane zekasına giderek yaklaşan algoritmalar geliştiriyor. Eski yaptığı acemilikleri yapmıyor ve kullanıcılarına en verimli arama sonuçlarını göstermek için algoritmasında değişikliğe gidiyor. Link değişimleri, toplistler, aynı ip üzerinden alınan çok fazla backlink artık google’a spam kokuları aldırıyor.

Google hiçbir zaman algoritma gerçeklerini alenen açıklamasa da, çalışanları verdikleri konferanslarda google algoritması hakkında başlıca detayları veriyorlar. Ya da webmasterların kendi siteleri üzerinde uygulayıp tecrübeyle, yanlış yapa yapa öğrendikleri yöntemler de var ve bunlar kulaktan kulağa ya da bloglar yoluyla yayılıyor. 

SEO Çalışması için Yapmamanız Gerekenler

Google aşırı olan hiçbir seo çalışmasını desteklemez, doğal olan seo her zaman en verimli sonucu verir. Kısa vadede geçici başarılar yerine, uzun vadede kalıcı başarı temel amaç olmalıdır.

1- Site hızını yavaşlatacak eylemlerden vazgeçin: Google Analytics yoluyla sayfalarınızın yüklenme hızını haftalık periyotlarda, ya da ekstra kurulumlar( widget,plug-in )ekledikten sonra değiştirin. Anasayfa açılış hızını 5 sayfayı geçmeyecek şekilde ayarlayın. 4 ideal olabilir. Site hızı seo için en önemli 5 kriterden biridir.

2- Kısa sürede çok fazla backlink alımı yapmayın: Özellikle yeni bir site iseniz google ilk önce sitenizin ne yaptığına kafa yorar ve henüz güvenilirlik sağlamadığınız için kısa sürede çok fazla backlink almanız google’ı şüpheye düşürür .Google böyle bir durumda sitenize tedbirli yaklaşacağı için sitenizi sıralamalarda  arka plana atabilir.

3- Toplistlere kaydolup zamanınızı harcamayın: Bu yöntemler artık geride kaldı, aklınızdan geçirmeyin, işe yaramıyor.

4- Okuyucuyu yormayın: Site tasarımınız ne kadar sade ise sitenizde geçirilecek süre o kadar uzun olur.

5- Sitenize çok fazla reklam koymayın: Reklamlar, sayfanızda geçirilen süreyi kısaltır ki bu alexa ve google için sitenizi geriye götürecek bir sebeptir.

6- Alexa’ya fazla takılmayın: Alexa yalnızca bilgisayarında alexa toolbar yüklü kişilerden ziyaret verisi alıyor ve bu trustrank gibi asıl aktörleri etkilemiyor.  Yalnızca Alexa odaklı, Alexa’yı düşünerek içerik hazırlamanız sitenizin kalitesini düşüreceğinden  ve google artık kaliteli siteleri üst sıralarda çıkarmayı hedeflediğinden negatif puan hanenize yazılır.

7- Anahtar kelime sayınızı abartmayın: Maksimum 10 adet anahtar kelimeyi öneriyorum. Ayrıca anahtar kelimeyi kodlarınız arasına eklerken kelime tekrarından kaçının. Örneğin haber sitesi için; haber,haberler,haber canlı yayın….. yanlış seçim olacaktır. Anahtar kelimelerin arasına başka hedef kelimeleri serpiştirmelisiniz. Örneğin; haber,canlı yayın,güncel haberler,son dakika haberleri vb…

8- Kopya içerik yayınlamayın: Google’ın son algoritmaları kopya içerikleri görmezden geliyor. Eğer illa ki yayınlayacaksanız backlink vererek içeriği aldığınız siteyi ödüllendirin ve referans gösterin.

9- Flash içeriği barındırmayın: Yıllardır bilinen şey Google’ın flashları okumadaki isteksizliği. Flash içerikler arama motorları için tam bir kabus. Flash içerikle hazırladığınız web sitenize alternatif olarak HTML tabanlı bir site hazırlamalısınız.

10- Yanlış anahtar kelimeler seçmeyin: Google’ın anahtar kelime aracının hala ciddi bir alternatifi yok. Yeni bir siteniz varsa rekabeti yüksek olan kelimeleri keywordleriniz içerisine koymanız, fazla birşey ifade etmez. Hakkında yazdığınız içeriklerle ilgili anahtar kelimeler belirleyin.

11- Pagerank’e takılıp kalmayın: Google’ın açıklamaları Pagerank’in arama motorunda ön sıralarda çıkabilmek için gerekli olan 200 değişkenden yalnızca biri olduğunu gösteriyor. Yani, pagerank’I yükseltmek yerine içeriğe odaklanırsanız, pagerank kendiliğinden yükseltecektir.

SEO Çalışması İçin Yapmanız Gerekenler

Google optimizasyonu için en önemli kriterin ne olduğunu soruyorsanız bir saniye düşünmeden güncel, kaliteli ve kopya olmayan içerik derim.

Yukarıda yapmamanız gerekenlerin tersini düşünerek neler yapmanız gerektiği sonucuna varabilirsiniz. 

Ancak google’ın değişen yüzüne yönelik öne çıkan yöntemleri incelersek;

1- Sosyal Medyada görünün: Sosyal Medya Google’ın yüzünü çok değiştirdi, zaten google bu yöndeki hevesini google plus ile gösterdi. Kısaca google sosyal medyaya önem veriyor, site adınız veya linkiniz sosyal ağlarda ne kadar dolaşıyorsa o kadar ön plandasınız. 

2-  Infograph yaratın: Sosyal medya, infographiclerin kaderini şüphesiz değiştirdi. Artık infographler çok daha kolay yayılabiliyor. O zaman bu alandan faydalanmak lazım. Uzman olduğunuz konu hakkında istatistiksel bilgiler araştırıp infographic şeklinde sunmak sitenize hesap edemeyeceğiniz biçimde backlink getirecektir.  http://visual.ly/ gibi sitelerde photoshop yardımıyla hazırladığınız infographicleri paylaşın. Sizinle içeriği parallel olan siteler bu infograpleri ‘’embed code’’ yardımıyla yayınlayacaklardır. Bu şekilde 100lerce backlink alabilirsiniz.

3- Kısa e-booklar oluşturun: Uzman olduğunuz konularla ilgili 2-3 makale uzunluğunda bilgilendirici e-booklar oluşturun ve bu e-bookları ‘’embed code’’ ile web sitelerinin paylaşmasına olanak tanıyın. Bu çalışma da doğal backlink demek.

4- Kaliteli ve eşsiz içerik üretin: Google , uzun ve daha önce hiçbir yerde karşılaşmadığı içeriği seviyor. Nitekim okuyucular da daha önce başka yerlerde rastlamadıkları içerikleri paylaşmayı, yayınlamayı ve okumayı severler. İçeriğinizin paylaşılması doğal backlink getirir.( url adresiniz referans olarak belirtildiği takdirde)

5- Domaininizi (Alan adı) uzun süreli kayıt ettirin: Trustrank algoritmasını duymuşsunuzdur. Google böyle bir algoritmayı resmi olarak açıklamasa da gerçekliği hakkında şüphe yok. Google, kullanıcılarını spam içeriği boğmamak için sitelere bir güven indeksi veriyor olsa gerek. Spam sitelerin neredeyse tamamı domainlerini alabilecekleri en kısa süre olan 1 seneliğine alırlar. Eğer spam içeriğiniz yoksa google böceklerine bunu kanıtlamalı ve onlara ne kadar da ciddi olduğunuzu göstermelisiniz. En az 4-5 senelik alan adı kaydı yaptırın. Sanırım kimse spam sitesi için 5 senelik ücret ödemez. En azından Google böyle düşünmeli.

6- Fazla backlink değil, kaliteli backlink: Ne kadar fazla backlink olursa o kadar yüksek pagerank olur mantığı yanlış. Sitenizin sahip olduğu backlinklerin kalitesi ve backlinkin geldiği sitenin içeriğiniz ve anahtar kelimelerinizle uyumu hayati olan nokta. 

7- Site içi optimizasyon: Google robotları sitenizi ziyaret ettiklerinde büyük bir ihtimalle ilk önce içeriğinize saygı duyuyor ve site içi link akışınıza bakıyor. Bundan ötürü yeni yazdığınız yazıların içinde, önceden yazmış olduğunuz yazılarınıza link verin. Fakat bu linkler önceden yazmış olduğunuz yazınızın içeriğiyle uyumlu olsun. Mesela; Son olarak yazdığınız makale: ‘’Veri Analizi Araçları’’ ve daha önce de veri analizi kelimesinin geçtiği bir yazı yazdınız. Bu durumda ‘’ veri analizi araçları’’ makalenizin içinde veri analizi yazdığınızda ilk yazdığınız makaleye link verin, yani ‘’ veri analizi’’ sözcük öbeği üzerinden link verin. Bu durumda Google şöyle düşünecektir; Bu sitedeki yazılar birbirine geçiş yapıp, birbirini referans gösterebiliyor. O zaman site içeriği kaliteli.

SosyalMedyacci’nin Notu: Yukarıdaki tüm maddelerden çıkaracağımız sonuç şüphesiz kalitenin her zaman kazanacağı. Google son zamanlarda yaptığı açıklamalarda daha iyi sonuçlar gösterebilmek için derin analizlerin yapıldığı içerikleri ödüllendirmeye çalıştığını belirtmişti. 

SEO uzmanlarının ünlü deyişi ‘’content is the king’’ artık değişmek zorunda.

‘’İçerik kraldır, eğer güncel,kaliteli ve eşsiz ise’’.


19 Şubat 2012 Pazar

Sosyal Medya ile SEO : Başarıya Götüren 3 Kilit Hamle

SEO’nun markalar için ne kadar önemli olduğunu tartışmanın anlamsız olduğu günlerde Sosyal Medya hayatımıza giderek daha fazla giriyor. Şirketler için de doğru hedef kitleye, doğru mesajı ucuz yolla sunmak Sosyal Medya ile daha mümkün bir hal alıyor.

SEO(arama motoru optimizasyonu) 2000’li yıllarda birçok girişimi zengin etti. Sadece bir anahtar kelimeyi seçip, tüm oyunu bu anahtar kelime üzerinden kurgulayan aktörler, Google’ın altın tepside sunduğu pastadan pay aldılar.
Bu oyun birkaç adımdan oluştu. Bunlar;


1- Ne iş yapıyorsan, o işle ilgili anahtar kelime belirle, bu anahtar kelimeleri belirlemek içinse Google’ın anahtar kelime aracından faydalan.

2- Anahtar kelime aracının sana emrettiği kelimeleri ya da sözcük öbeklerini domainine (alan adı) koy.

3- Birkaç metatag ve anahtar kelimenin geçtiği description, iyi bir backlink operasyonu ve özgün birkaç makale ile operasyonu sonlandır, akabinde arama motorundan gelecek ve muhtemelen direkt hedef kitlen olacak tüketicilere ürününü sat.

İşte bu döngü Facebook,Twitter,Youtube,Linkedin gibi sosyal medya platformlarının kullanıcıların açılış sayfası olmadığı günlerde geçerliydi.


Google’ın geliştirdiği yapay zeka yukarıda belirtilen numaraları kaba tabiriyle ‘’yememeye’’ başladı. Sürekli yenilenen Google algoritmasının Sosyal Medyayı kadroya dahil etmediği günler artık geride kaldı ve Google, gerek Google+ ürünüyle gerekse Google Social Search ile başkalaşım geçirdiğini gizliden gizliye itiraf ediyor. Kullandığı algoritmalar hakkında yıllarca ser verip sır vermeyen Google aslında ilk defa bu kadar açıktan oynuyor, kendisinin kullandığı ve önem verdiği Sosyal Medya artık sıralamaları gözle görülür biçimde etkiliyor.


Sosyal Medyanın SEOya etkisi ve Google’ın kendini sosyal medya ile yeniden şekillendirmesi, şirketlerin arama motoru optimizasyonu çalışmalarından sonra yeni bir kavrama hoş geldin demesine neden olacak. İşte bu kavramın adı;

Sosyal Medya Optimizasyonu(SMO); kısaca internetin geleceği…

Artık Sosyal Medya platformları sıralamanıza etki ediyor, çünkü atılan twitler, yüklenen videolar, paylaşılan yorumlar, diğer bir deyişle sosyal medyaya ait herşey bir link yaratıyor, Google böcekleri ise linkleri seviyor. Link oluştuğunda çok daha rahat çalışıyor.

SMO’nun SEO ile yakın temasını kabul ederek, Sosyal Medyanın SEO için nasıl kullanılması gerektiğine adım adım göz atalım:

1- Twitter ile Optimizasyon: Twitter hesabının arama sonuçları sıralamasına etkisini anlamanız için google’a ‘’sosyal medya’’   yazarak arama yapmanız yeterli olacaktır. Arama sonuçlarında genelde 3. sayfanın hemen başında sosyalmedyatv’nin Facebook ve Twitter hesapları görüntüleniyor. Peki sosyalmedya.co, webrazzi ya da sosyalmedyacci’nin twitter profili ilk 3 sayfada görüntülenmiyorken, sosyalmedyatv’yi farklı kılıp ödüllendiren sistem ne?

a) Twitter kullanıcı adı: Klasik SEO’da alan adında anahtar kelimenin geçmesinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz, Twitter kullanıcı adını, alan adınız olarak kabul edebiliriz. Alan adının Google sıralamasındaki etkisini bilmeyen herhalde yoktur.

b) Hesabın oluşturulma tarihi: Klasik SEO’da bir web sitesinin Google’da görüntülenme tarihi ne kadar eskiye dayanıyorsa, Google bu siteleri güvenilir kabul eder ve trustrankini yüksek tutarak ödüllendirir. Google’ın Twitter içinde aynı politikayı uygulaması muhtemel. Daha eski Twitter hesabı=Daha güvenilir kaynak=Daha üst sıralar

c) Profil Bilgisi: Klasik SEO’da description tagınızda(arama motorlarında site başlığınızın altında yer alan kısım) odaklandığınız anahtar kelimelerin geçmesi çok önemliydi. Google’ın Twitter mantığı da aynı olsa gerek. Profil bilginizde anahtar kelimelerin yer alması önemli.

d) Profilinizde Urlnizin bulunması: Google, Twitter hesabınızda blog veya kurumsal urlnizin bulunmasına önem veriyor ve bunu bir Twitter Trustrank (twitter hesabı güvenilirlik derecelendirmesi)olarak değerlendiriyor olması kuvvetle muhtemel

e) Twitter profil fotonuz: Klasik Seoda üst sıralara tırmanmak için site içi optimizasyonu yaparken yüklediğiniz resimlerin adında, anahtar kelimelerinizin geçmesi dikkat edilmesi gereken bir kıstastır. Aynı mantıkla Twitter profil fotonuzun adında ‘’focus’’ olduğunuz anahtar kelimeleri bulundurmanız sizi farklı kılacaktır.

f) Takipçi sayısı, twit sayısı,kaliteli twit sayısı,twitter profilinde geçirilen süre, twitter engagement: Bu noktada klasik seonun twitter seo dilindeki anlamına bakmak gerekiyor:

Takipçi sayısı= Klasik SEOdaki ziyaretçi sayısı
Twit sayısı= Klasik SEOdaki içeriğin güncellenme sıklığı
Kaliteli twit(retwit edilen twit)= Klasik seoda backlink alan içeriğiniz
Twitter profilinde geçirilen süre= Klasik seoda internet sitenizde geçirilen süre

Twitter engagement= Engagement kavramı sosyal medya ile seoya dahil oldu. Twitter içeriğiniz retwitlenmesi, @kullanıcıadınız olarak size gelen twitler, gelen bu twitlere cevap verme sıklığınız twitter engagement’ı oluşturur.

Sosyalmedyatv’yi bir adım öne çıkaran durum işte bu maddeler. Twitter profiline girip incelemeniz ve diğer hesaplar ile karşılaştırmanız hipotezi doğrulayacaktır. Çok iyi engagement rakamları, twitter hesabının oluşturulma tarihi, takipçi sayısı, tanıtım yazısında anahtar kelime barındırması, profil fotosunda anahtar kelime bulundurması vb...

2- Youtube ile Optimizasyon: Go-Gulf.com’un araştırmasına göre 2011'de günlük 2 milyarın üzerinde video izleten, Alexa sıralamasında 3. sırada yer alan bu muhteşem video sitesinin de kendine göre bir sıralama algoritması var. Bu algoritma temel hatlarıyla Google’dan çok farklı değil. Youtube’da videonuzun ilk sıralarda gelmesi için yapılması gerekenler;

a) Description: Klasik seo mantığı geçerli. Eklediğiniz videolarınız için Youtube sizden description isteyecektir. Description, her zaman sitenizin urlsi ile başlamalıdır. Url’den hemen sonra anahtar kelimelerinizle başlayan bir tanımlama yazısı yazın.Bir beyaz eşya şirketi için örnek bir description;

http://www.siteadiniz.com/- Beyaz eşyanın önde gelen firmalarından …..’ın yeni çıkan buzdolabının tanıtımının yer aldığı video.

b) Başlık: Description bölümünde kullandığınız anahtar kelimeyi başlığınızda da bulundurmanız Youtube sıralamasında sizi öne taşıyacaktır. Bir beyaz eşya şirketi için örnek başlık; Beyaz eşya- ……..’in model buzdolabı görüntüleri

c) Etiketler(tags): Etiketleriniz içinde anahtar kelimeleriniz yer almalı. Eğer sözcük öbeği kullanıyorsanız mutlaka tırnak işaret kullanın. Bir beyaz eşya şirketi için örnek anahtar kelimeler;‘’Beyaz eşya’’,buzdolabı,çamaşır makinesi,beyaz eşya fiyatları vb.

Bunlar dışında videolarınızın izlenme sayısı, yapılan yorumların sayısı, yorumlara cevap verme süreniz gibi ayrıntılar da Youtube optimizasyonunda etkili. Aşağıdaki video Youtube'da optimizasyonun nasıl yapılması gerektiği için yardımcı olacaktır:


3- Sosyal İmleme ile Seo: Sosyal imleme, SEO çalışmalarınıza yardımcı olur. Bunun için yapmanız gereken tek şey linkinizi sosyal imleme sitelerine eklemektir. En önde gelen sosyal imleme siteleri Stumbleupon, Digg, Reddit ve Delicous’tır.

Bunlardan Digg, dofollow özelliği taşımakta. Sosyal imlediğiniz her link, sitenizin Google tarafından daha hızlı indekslenmesini sağlar, çünkü imlenen link google’ın robotlarını sitenize davet eder. Sosyal imlemede çok fazla linkinizin yer alması google’a sitenizin önemsendiği mesajını iletir. Social Media Demon (spam olma ihtimali yüksek) ve Onlywire, aynı anda linkinizi onlarca sosyal imleme sitesine eklemenizi sağlayan yazılımlarında başında geliyor. Sosyal imleme hakkında ayrıntılı yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

SosyalMedyacci’nin Notu: Bu 3 kilit hamle dışında Sosyal Medyada SEO için Slideshare' powerpoint sunumlarınızı eklemek ve ping atmak diğer yapabileceğiniz önemli hamleler. Youtube dışında Vimeo ve Dailymotion gibi iç optimizasyonu başarılı video paylaşım sitelerinden de faydalanmayı ihmal etmeyin. İnternette paylaştığınız her içeriğin sonuna mutlaka twitter,facebook,linkedin,youtube hesap linkleriniz verin.

Semantik web, sosyal arama motorları ve web 2.0’dan web 3.0’a geçiş, Sosyal Medya’nın seo için kullanılması gerektiğini teyit eder nitelikte...