14 Ocak 2012 Cumartesi

Flickr ile Sosyal Medya Pazarlama : Ama Nasıl?


Blogcuların resimlerini upload ettikleri, kullanıcıların çektikleri resimleri yaymalarını sağlayan Sosyal Medya sitesi Flickr’ı bildiğiniz gibi 2005 yılında, yani piyasaya çıkışından çok kısa bir süre sonra Yahoo satın aldı ve bu stratejiyle Google’ın pazarı domine etmeye başladığı yıllarda rahat bir nefes aldı.


Yahoo, resim üzerine kurulu Sosyal Medya sitesini revize ederek mükemmel bir konuma getirdi ve siteye 2011 Ağustos itibariyle 6 milyon’un üzerinde resim yüklendi. Yahoo’nun 2011 Haziran ayı itibariyle son açıkladığı istatistiğe göre kayıtlı Flickr kullanıcı sayısı 51 milyonu aştı. Peki, bu kadar çok kişinin bulunduğu, yükledikleri resimlere yorum yaptıkları, çeşitli resim grupları oluşturdukları Flickr bir pazarlama aracı olarak nasıl kullanılabilir?

1- Yüksek kaliteli resimleri upload edin : Yükleyeceğiniz resimlerin arama motorlarında da görüneceğini unutmayın. Yüklediğiniz resimler itibarınızın bir parçası olacağı için yüksek çözünürlükte resimler gönderin. Profesyonel bir işe ihtiyacınız olmasa da Panasonic Lumix, Nikon, Canon, Sony Cybershot gibi markaların yeni jenerasyon cihazları yeterli olacaktır.

2- Kullanıcı adınızda şirketinizin ismini değil, faaliyet gösterdiğiniz sektörle ilgili bir isim kullanın. Örn; kestane şekeri üreticisiyseniz, kestaneşekeri,kestaneşekerim gibi isimler kullanın. Markanızın ismiyle resim yüklemeniz özellikle büyük bir şirketseniz ‘’ticari faaliyet’’ diye algınabilir ve hesabınızın silinmesine neden olabilir.

3- Flickr içi optimizasyon: Resimleri yüklerken resimleri arama motorlarının da bulması için Flickr 3 optimizasyon şansı veriyor. Bunlar; resim başlığı (title), tanım(description) ve etiketler(tags).

Resim başlığında , tanımlarınızda ve etiketlerinizde mümkün olduğunca arama motorlarında çıkmak istediğiniz anahtar kelimeleri kullanın. Bunun için Google veya Yahoo anahtar kelime aracını kullanabilirsiniz.

Uç bir örnek verelim:

Bursa’da kestane şekeri üretiyorsunuz ve güvendiğiniz bir markanız var. Flickr’da çektiğiniz kestane şekerlerinin resimlerini yüklüyorsunuz. Belki sofralardaki görüntüsünü, belki kestane şekerinizi birisi yerken çekilen resmi, paketlenmiş halini, nasıl yapıldığına dair bir resmi. Çektiğiniz resimlerde markanızın logosunun yer almasına özen gösterin.

Öncelikle,anahtar kelimeleriniz için kestane şekeri ile ilgili Google’da hangi aramaların yapıldığına göz atalım :



‘’Kestane şekeri yapımı’’ anahtar kelimesinden yola çıktığınız varsayımı altında, kestane şekeri tarifinin yapımını fotoğraflayın ve optimizasyonu şu şekilde yapın:

Title(Başlık) : Kestane şekeri nasıl yapılır?

Description(Tanım) : Kestane şekerinin nasıl yapılır? sorusunun cevabını resimledim.

Metatags(Etiketler) : Kestaneşekeri, kestane şekeri tarifi,kestane şekeri nasıl yapılır,kestane şekeri yapılışı

4- Yorum yapın ,katılımcı olun, gruplar kurun : Konunuzla ilgili resim gruplarına kayıt olup, resimlerinizi gruplarda paylaşın ve siz de bir grup kurun,katılımcı sayınızı arttırmanın yollarını arayın.Kestane şekeri örneği için Flickrda kestane şekeri ile ilgili olan tüm resimleri kendi grbunuzun bünyesinde toplamaya çalışın. Havacılık sektöründe faaliyet gösteriyorsanız uçaklarınızın, kabin ekibinizin veya sosyal organizasyonlarınızın resimlerini paylaşın.

Sosyalmedyacci’nin notu : Yahoo, Flickr’ın bir pazarlama aracı olarak kullanılmasına karşı. Zaten kullanıcı sözleşmesinde ticari faaliyetler amacıyla kullanılamayacağına dair bir ifade var. Son gelen bilgilere göre; Flickr, yalnızca pazarlama faaliyetleri için Flickr’ı kullanan kullanıcıları hızla tespit etmeye başladı ve hesaplarını siliyor. Tabiiki böyle bir durumla karşılaşmanız marka itibarınız için ölümcül olur.

Siz siz olun kaş yapayım derken göz çıkarmayın… Flickr’da sürekli web sitenize linkler vermeyin veya bariz şekilde bu ortamda marka savunuculuğu yapmayın. Resim yorumlarınızda reklamınızı yapacak sözcüklerden kaçının.



11 Ocak 2012 Çarşamba

Sosyal Medya’nın İnsan Kaynakları’na Adaptasyonu : Ama Nasıl?


İnsan Kaynakları’nın Sosyal Medya’ya adaptasyon hızı, diğer birimlerin Sosyal Medya’ya adaptasyon hızı düşünüldüğünde,kimilerine göre çok geridedir.

İnsan Kaynakları departmanının yalnızca bir prosedür ve kural birimi olarak düşünülmesi, bu birimi statükocu, yeniliklere açık olmayan, teknolojik ve bilişimde yaşanan gelişmeleri hayatına çok geç adapte eden ,adapte ederken de sancılı süreçler geçiren bir departman olarak algılanmasına sebep olmuştur.


Dünya genelinde, şirketlerin kurumsal bir Sosyal Medya Politika anlayışı oluşturmasına paralel olarak ,İnsan Kaynakları da üstüne düşen görevi hızla yapmaya başlamıştır.


Tüm bu tartışmalar şu soruyu tartışmaya açmaktadır.

İnsan Kaynakları, Sosyal Medya’dan Nasıl Faydalanmalı?

- Yammer ve Co-op: Bu sosyal ağlar şirket içinde etkileşimi arttırır. Şirket içindeki çalışanların birbirlerinin yaptıkları işten haberdar olması, departmanlar arasındaki etkileşime pozitif etki eder.

- Personelin online davranışlarının kurumsal kimliğe dayanıp dayanmadığını kontrol etmek için Sosyal Medya izleme araçları ile takip edilmesi (elbette sadece çalıştığı şirketin ismini açık bir şekilde ortaya koyan personele yapılmalıdır.) Aksi takdirde bu tutumun etik olup olmadığı tartışılacaktır.

- İnsan Kaynakları, personelinin Sosyal Medya’da sergilemesi gereken tavır hakkında öneri metni hazırlamalı ve bunu tüm personele duyurmalıdır.

- Linkedin : İşe alımlarda Linkedin ağından faydalanılması. Linkedin, diğer bir çok kariyer sitesine göre daha profesyonel ve kariyerleri çalışanları barındırmaktadır.

- Blog : Kurum Blog’u oluşturması ve her hafta bir yönetici veya konusunda yetkin olan bir personelden uzmanlık alanıyla ilgili içerik paylaşmasının rica edilmesi. Bu iş gönüllülük esasına göre yapılmalıdır. Örn ; Turkcell Blog

- İçerik Pazarlama: İçerik Pazarlama’da SEO ilgisi olan uzman bir kişinin işe alınması. İşe alınacak kişi adeta bir marka elçisi ( Brand Ambassador) gibi çalışmalı ve sektörle ilgili portallarda, forumlarda makaleler yazmalıdır. Küçük bloglar kurarak bazı anahtar kelimelere dayalı olarak makale yazmalı, bu makalelerde şirketin sitesine link vermeli veya gizli bir tanıtım yapmalıdır. Konuyla ilgili bilgi için bu yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum. İçerik Pazarlama ( Content Marketing )önümüzdeki 10 seneye şekil verecek bir meslek olacak.

- Youtube, izlesene.com ve Uzman TV gibi popülerliği yüksek internet sitelerine işe alım süreciyle ilgili aydınlatıcı videolar konulabilir. Bu Kurumsal İtibar’ı arttıracak bir seçimdir.

- Bir emekli portalının oluşturulması : Alumni diye niteleyebileceğimiz , şirkete uzun seneler emek vermiş kişilerin şirketten tamamen kopmasını engellemek, bir aile algısı yaratmak için, gerektiğinde ise alumnilerin tecrübelerinden faydalanmak için eski çalışanlara bir Sosyal Medya Ağı hazırlanması.

- Online mecrada verdiğiniz işe alım ilanlarına,Twitter, Google+ ve Facebook paylaş butonları konulabilir. Böylece bu ilanı gören kişiler, bu profile uygun tanıdıklarına işi kolayca önerebilirler.

Sosyalmedyacci’nin notu : Nitelikli insan kaynağını şirkete kazandırmak, kurumsal bağlılığı arttırmak ,kurumsal itibarı kuvvetlendirmek neredeyse tüm İnsan Kaynakları birimlerinin birincil amacıdır. Bu hedefler doğrultusunda İnsan Kaynakları’nın Sosyal Medyaya adaptasyonu önemlidir.

10 Ocak 2012 Salı

Sosyal Medya’da ROI : Ama Nasıl?


Şirketlerin başını ağrıtan en büyük sorunlardan biri Sosyal Medya’da ROI( yatırımın geri dönüş oranı) hesaplamasının güç olması. Öncelikle ROI kavramına göz atalım;

ROI; yaptığınız bir birim yatırım için kaç birim getiri aldığınızı gösteren bir veridir. Yaptığınız her X birimlik yatırım eğer 2X’lik bir getiri sağlıyorsa bu yatırım verimlidir ve büyük bir ihtimalle bu yatırıma devam edeceksinizdir.

ROI kavramı, yegane amacı kar elde etmek için var olan şirketin yatırım davranışını birinci dereceden etkiler. ROI , ekonomik teori ve kavramlardan beslenir ve şu şekilde hesaplanır :

ROI = Net gelir / Yatırıma ayrılan tutar

İktisatçıların dilinden düşürmediği rekabet piyasalarındaki yatırım kararları da ROI ile ilişkilendirilebilir.
Örneğin; tam rekabet piyasasında (alıcı ve satıcı sayısının piyasadaki fiyatı tek başına belirleyemeyecek kadar çok olduğu piyasa) toplam gelir, toplam maliyetten büyük ise firma kar elde eder ve yatırımı sürdürme kararında bu nokta önemli bir göstergedir.

Sosyal Medya’da ROI ölçümü ise her ne kadar Adwords’ün ROI’yle kendini ilişkilendirmesiyle ısınma turları atsa da, imkansıza yakındır.

Sosyal Medya’da ROI Neden Tartışmaya Açıldı?

Sosyal Medya’da ROI kavramının tartışmaya açılmasının muhtemel nedeni, çoğu  şirketin Sosyal Medya ile henüz tanışıyor olmasında gizlidir.

Sosyal Medya, hala çoğu pazarlama veya CRM müdürü için bilinmeyen ıssız bir adadır. Yöneticiler yeni dünyaya ayak uydurmaya çalışırken eski alışkanlıklarını devam ettirmektedir ve yapacakları muhtemel Sosyal Medya yatırımı için sayısal veriler istemektedir. Bu yeni düzende ne yapacaklarını tam olarak kestiremeyen yöneticiler, güvenli liman olarak baba yadigarına, ROI’ye sığınmaktadır. Sorun da tam olarak burada başlar.

Sosyal Medya’da ROI Ne Derece Mümkün?

Dünya genelinde Sosyal Medya’da ROI ölçümünün mümkün olduğunu söyleyen uzman sayısı kadar, mümkün olmadığını söyleyen bir o kadar uzman var olduğunu unutmayalım.

Benim ortaya atacağım görüş şu şekildedir;

Sosyal Medya’da sayılara dayalı,eski zihniyet ROI ölçümü verimli değildir. Eğer eski düzeni sürdüreceğim diyorsanız, ROI hesaplanması ancak şu şekilde yapılabilir:

-Twitter veya Facebook kampanyası üzerinde elde ettiğiniz satış rakamı
     Groupon kampanyalarınızdan elde ettiğiniz gelir

    - Eğer Android markette veya AppleStore’da satışa yönelik bir uygulamanız(app) varsa, bu kanallar üzerinden elde ettiğiniz gelir ( tarışmalı,çünkü eğer app’iniz olmasaydı başka bir kanaldan satın alma işlemi yapılabilirdi)

- İleride Facebook ve Twitter satış kanallarının açılmasıyla,bu kanallardan elde edeceğiniz gelir( bazı kurumsal şirketler Facebook üzerinden direkt satış gerçekleştirmeye başladılar)

Facebook fan, Twitter takipçi sayınız (Input olarak sayısal bir veri alınır,fakat output nitel fayda sağlar)

    - Tweet ve Retweet miktarınız ( Input olarak sayısal bir veri alınır,fakat output nitel fayda sağlar)

- Engagement Rate ( Aktivite,katılım oranı ) : Yapılan yorumlar vb.

- Eğer hazırladığınız bir şirket blogunuz varsa bu blogun sitenize ziyaretçi sayısını arttırması,böylece pagerank ve alexarank değerlerinizin iyileşmesi

Sosyalmedyacci’nin notu: Aslında konuyla ilgili tartışmanın birincil sebebi, kimi tezlere göre dünyadaki her şeyin sayısallaştırılabileceği tezidir. Evet,belki her şey sayıyla ölçülebilir. Fakat bu noktada istatistik devreye girmektedir.

Sosyal Medya için ROI ölçümünde şüphesiz hata payı çok yüksek olacaktır. Belirteceğiniz veya yönetime sunacağınız sayısal verilerin güven düzeyi oldukça düşüktür. Eski zihniyet ROI’nin devam ettirilmesi, sütü cetvelle tartmaya benzer. Ölçüm için kullandığınız araçların ifade ettiği anlam farklıdır.

Sosyal Medya’ya yalnız pazarlama ve satış gözüyle bakılması Sosyal Medya’da ROI’yi tartışmaya açmıştır.Şirketler için Sosyal Medya kullanımındaki ilk amaçlar; müşteri memnuniyetini sağlamak, müşterilere verilecek ‘’response time’’ süresinizi minimize etmek, müşteri sadakatini sağlamak, müşterinin firma ile duygusal bağ oluşturmasını sağlamak olmalıdır.

Bunlar kaç para mı eder?

Müşterinin firmayı yönettiği Yeni Dünya Düzeninde tek kelimeyle öl-çü-le-mez

Fakat kesinlikle sayısallaşma taraftarıysanız, üzerinde çalıştığım istatistiki hata payını da içeren Sosyal Medya için ROI (Return On Investment) formülünü yakında hepinizle paylaşacağım…


8 Ocak 2012 Pazar

Sosyal Medya Kriz Yönetimi : Ama Nasıl?

Kurumsal ve Online İtibar, büyük ölçekli şirketlerin olası bir krizde yönetmeleri gereken en önemli iki kavram olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’de ve dünyada giderek artan Sosyal Medya kriz vakaları( örn; @Borusanholding Krizi,Onur Air krizi,Nestle krizi) ile birlikte şirketler kurumsal itibar politikalarını hızla revize ediyorlar.

Sosyal Medya Krizleri ortaya çıkmadan önce dünyada kabul gören geleneksel kriz yönetimi(crisis management) metodlarının büyük kısmı Sosyal Medya Kriz Yönetimi için de geçerli.



Sosyal Medya Krizi Nasıl Yönetilir?


1- Planlama yapın : Bu aşama, pazardaki risklerin önceden tespit edilmesi ve bir kriz yönetim takımının oluşturulmasını kapsar. Şirketteki tüm personel kriz yönetimi ile ilgili bilgilendirilmelidir. Eğer profesyonel destek alınmayacaksa, bilgilendirme veya eğitim konu hakkında daha çok fikir sahibi olan kriz yönetim takımı tarafından yapılmalıdır. Şirketteki tüm personel kriz belirtilerini göstermeye başladığında krizi önlemeye odaklanmalıdır.

Ortaya bir kriz çıkmadan önce onu önlemeye yönelik alınacak önlemler Kurumsal İtibar’ı güvence altına almada en önemli bölümdür.


Bu aşamada şu sorulara cevap vereceğiniz bir liste hazırlayın;

a) Pazarda bulunan rakip şirketler bir Sosyal Medya Krizi yaşadı mı? Yaşadıysa bu krizi yönetmek için uyguladıkları hangi yöntemler olumlu,hangileri olumsuz etki gösterdi?

b) Rakiplere göre güçsüz yanlarımız neler? Müşteri İlişkileri birimine çok sık gelen ve krize yol açabilecek hususlar neler? Bu şikayetler genel olarak pazara ve kontrol dışı koşullara mı dayalı,yoksa şikayetlerin kontrolü bizim elimizde mi? (Eğer elinizde ise sorunu ortadan kaldırın)

c) Kriz Yönetim Takımı kimlerden oluşacak?

Takımı oluştururken kişilerin psikolojik özelliklerini,eğitimlerini,soğukkanlılık ve işinde yetkinliklerini (yabancı dil bilmesi gibi) göz önünde bulundurun. Kriz olağandışı bir durumdur,fakat yönetilmesi ancak ve ancak bu olağandışı durumda soğukkanlı kalabilen kişilerle mümkündür.

d)Krizi yönetmek için ne yapmamız gerekiyor? Yönetim stratejimiz ne olacak?Fan sayfalarınızdaki her soruya samimiyetle cevap mı vereceksiniz,yoksa fan sayfalarınızı kapatıp iletişim yollarını mı engelleyeceksiniz? ( Bu karar tamamen yönetim politikanıza kalmıştır, fakat önerim; eğer sorular veya paylaşımlar küfür ya da ağır hakaret içermiyorsa samimiyetle yanıtlayın)

2- Özür dileyin: Eğer kriz ortaya çıktıysa oluşan yeni durumu kabullenmeli ve ilerlemesini engellemek için özür dilemeyi bilmelisiniz. Geleneksel medya araçları dışında Facebook,Twitter,Linkedin gibi sosyal ağ sayfalarınızda özür konuşmanızı içeren bir video yayınlayın. Bu özür şirketin en üst yönetimindeki kişiden ( CEO veya yardımcısı ) gelmelidir. Aşağıdaki video, Dominos Pizza’nın yaşadığı Sosyal Medya Krizine istinaden Dominos’un CEO’su Patrick Doyle’nin yayınladığı konuşmayı içeriyor. Örnek alınabilinir.




3- İzleyin : Bu yazımda bahsettiğim Sosyal Medya İzleme ve Ölçüm araçlarını tüm kriz sürecinde aktif olarak kullanın. (diğer Sosyal Medya Takip Araçlarını bu listede bulabilirsiniz). Twitter ve Facebook kullanıcıları hakkınızda neler diyor? Açıklamalarınızdan sonra takdir edenlerin sayısı çoğaldı mı? Konuşmanız insanları ikna etti mi? İkna etmediyse hangi noktada ikna etmedi? Gerekiyorsa ikinci bir açıklama yapın veya Facebook ve Twitter’a yanlış anlamaları düzeltmek için ilave bir bilgilendirme yazısı girin.


4- Ölçün : Sosyal Medya takip araçları ile insanların Sosyal Medyadaki tepkilerini ölçün. İletiler, hangi davranış veya açıklamalarınızdan sonra artıyor ya da azalıyor? Grafik halinde, yönetime sunun. Bu noktada, kullanmanız için Tweetreports’u önereceğim. Bu araç, grafik ve rakamlarla derin bir Sosyal Medya analizine imkan sunuyor.


5- Geliştirin: İzlemek ve ölçmek, krizi yönetmek için haiz öneme sahiptir. Bu aşamadan sonra gözlem ve ölçümlerinizi krizi yönetmek ve bastırmak için kullanmalısınız. Gözleyerek ve ölçerek, yaptığınız hataların farkına varın,onları ortadan kaldırın, aynı zamanda olumlu izlenim bırakan davranış ve açıklamalarınızı pekiştirerek yayın.


Sosyalmedyacci’nin notu: Geleneksel pazarlama ve medya araçlarının etkinliğini hızla kaybetmesi, birçok eylemi Sosyal Medyaya kaydırdı. Pazarlama, satış ve müşteri ilişkileri kanallarının giderek dijital dünyaya kayması, oluşacak muhtemel krizlerin de Sosyal Medyada yankılanmasına neden oluyor.


Yeni Dünya Düzeni’nde, Geleneksel Kriz Yönetimi Metodları, yerini Sosyal Medya Kriz Yönetim Metodlarına bırakıyor…

7 Ocak 2012 Cumartesi

Sosyal Medya’da yeni bir Online İtibar Krizi : @Borusanholding


@Borusanholding krizini detaylı bir şekilde incelemeden önce, ‘’kriz’’ olgusunun ifade ettiği anlama göz atalım:

Kısa bir ifadeyle ‘’kriz’’ ; rutin süreç dışında gelişen, önceden planlanmamış gerilim durumlardır.

Daha bilimsel bir tanım ile kriz, kurumun üst düzey hedeflerini tehdit eden, işletmenin yaşamını tehlikeye sokan ve işletmenin hızla tepki göstermesinin zorunlu olduğu özel durumlardır. ( Referans : Budak ve Budak, 1995:2001 ).

Büyük işletmelerin, hatta devletlerin dahi yaşamını tehlikeye sokan krizler günümüzde farklı bir boyut kazanmıştır. Bunun sebebi Sosyal Medya gerçeğidir.


Kriz tanımı ‘’Sosyal Medya’’ için revize edildiğinde yeni bir ifade ortaya çıkar.


Şirketler için Sosyal Medya Krizi; kaynağını bir hizmet veya personelden alan, şirketin daha önceden beklemediği, iyi yönetilmediği takdirde büyüme ve yayılma hızının diğer kriz çeşitlerine nazaran çok yüksek olduğu bir gerilim zinciridir.

Aslında burada önemli olan nokta, Sosyal Medya Krizi’nin, Medya Krizi ve Finansal Kriz gibi çeşitlerden farklı bir seyir göstermesidir.

Bu kriz türü kaynağında herhangi bir hizmet açığı veya personel hatası olmamasına rağmen doğup, türeyebilir. Çünkü internetin tamamen yasaklanmadığı bir ülkede, Google demokrasisi hüküm sürmektedir. Dolayısıyla şirketin herhangi bir hizmetini onaylamayan veya memnun edilmeyen bir müşteri Facebook, Twitter vb. servislerde paylaşacağı içerikle bir Sosyal Medya Krizine zemin hazırlayabilir. Aslında diğer yazılarımda da bahsettiğim Yeni Dünya Düzeni ( müşterinin üst yönetimi denetleyip kontrol ettiği düzen ) hızla önem kazandığı gerçeği gözler önündedir.

Peki @Borusanholding krizi nereden çıktı?

Kanal 24’te Araba Sevdası isimli programı sunan ralli pilotu Burcu Çetinkaya, Borusan Holding ile sponsorluk için prensip anlaşmasına varıyor. İddia odur ki bu sponsorluk anlaşması ile Burcu Hanım’a 100 bin Euro ve 2 adet Mini marka aracı kullanma hakkı veriliyor. Fakat Borusan Otomotiv marka müdürü, Burcu Hanım’ı arayarak sponsorluk anlaşmasının iptal olduğunu, bunun sebebinin ise Burcu Çetinkaya’nın, Kanal 24’te başörtülü bir (Merve Kılıç) bayanla program yapması olduğunu söylüyor. Aniden olay Sosyal Medyada patlak veriyor. Akabinde konuyla ilgili inanılmaz sıklıkta tweet atılıyor, tweetler retweetleniyor ve olay adeta bir Sosyal Medya krizine dönüşüyor.

Haberi aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:



Borusan Holding Üst Yöneticisi, bir basın açıklaması yaparak sektörel daralmaya bağlı olarak sponsorluk anlaşmalarına ayrılan tutarda değişikliğe gidildiği, bu yüzden bu sponsorluk anlaşmasının iptal edildiğini içeren bir basın konuşması yapıyor. Bu açıklamada Marka Direktörü’nün Yeni Şafak gazetesine yetkisiz biçimde ifade verdiğini,bu noktada hata yapıldığını belirtiyor ve tüm kamuoyundan özür diliyor. (Marka Direktörü başörtüsünü bir siyasal sembol olarak gören açıklamalar yapmıştı).

Fakat bu süreçte olayın yayılma hızı Sosyal Medyada inanılmaz bir düzeye ulaştı.

Borusan nerede yanlış yaptı?

Öncelikle bilinmesi gereken konu, müşterinin gözünde personel algısının olmadığıdır. Yani kamuoyu için şirket çalışanının ağzından çıkan her söz, tüm şirket ve değerleri için geçerlidir.

1-Marka Direktörü tehlikeli sulara girmiştir :

Onur Air Krizi'nde incelediğim gibi en büyük hata, Borusan Holding Marka Direktörü’nün Türk halkının sosyal duyarlılıklarının önemini kavramamış olmasıdır. İster başörtüsü deyin ister türban deyin, Türk insanın genel eğilimi bu konuyu tartışma yönündedir .Türban konusunu hareretli şekilde savunanlar kadar türbana karşı olanlar da vardır. Konuyla ilgili düşünceler fanatizm şeklindedir. Türk halkı genel olarak türbanı adeta bir takım tutar gibi desteklemekte veya aynı şiddetle reddetmektedir.

2- Marka Müdürü düzeltme açıklamasında bir yanlış anlaşılma olduğunu, sadece başörtüsü değil diğer siyasi sembollere karşı da eşit mesafede oldukları yönünde açıklama yapmıştır. Bu açıklama zaten Sosyal Medya’da tartışılmakta olan bir konuyu alevlenmiştir. Başörtüsü siyasal bir simge midir?

Sosyal Medya’da @borusanholding krizi hala devam ediyor. Konuyla ilgili en son tweetler;

@AAUGUR bugun itibariyle 5 mini alimini engelledim, calismalarima devam edicem. @hakanbayulgen@Esreverdaer @BMW_TR @borusanholding
@borusanholding BORUSAN HOLDİNG'İN CEO’SU TÜM TÜRKİYE’DEN ÖZÜR DİLEDİ!http://t.co/k4O1DRwF
@borusanholding neler olduğunu anlamak için 5 gün beklmiş, neden acaba? sizin satışını yaptığınız hiç bir markayı şahsen almayı düşünmüyorum
on Jan. 3 at 10:18 a.m.
@borusanholding Çalışan genel müdürleriniz sizin gibi düşünmüyorlar. Onlar hakkında ne işlem yaptınız acaba? merak ediyoruz vatandaş olarak?
@borusanholding tam sayfa ilanlar ile zaten sponsorluk butcesini fazla ca harcadiniz. neden ilanahttp://t.co/P6JO2aE6
@borusanholding Holdinginizde başörtülü kadın çalışanınız var mı? Bu soruya vereceğiniz cevap samimiyetinizin tek göstergesi.
@borusanholding Bu kadar ezilip büzülmenize, Sn. Asım Kocabıyık ne diyor acaba? Özür dilemek ayrı, yalvarmak ayrı.
@borusanholding Çok zayıf ve çaresiz görüntü veriyorsunuz. Her firma gibi ürününüzü pazarlayacağınız kişileri seçme özgürlüğününe sahipsiniz.

SosyalMedyacci’nin notu : Sosyal Medya gerçeğini küçümseyen veya plan dışında bırakan kurumlar, yaşayacakları muhtemel bir kriz ile yaşam sürelerini daha da kısaltacak, yenidünyanın altın bir tepside sunduğu en güçlü kriz yönetim argümanını başkalarının yönetmesine izin vereceklerdir.

Bu sebeple Borusanholding biran önce bir Sosyal Medya Kriz politikası benimsemelidir.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Sosyal İmleme Nedir?Sosyal İmleme ve Sosyal Medya

Sosyal İmleme Nedir?
Sosyal imleme (Social bookmarking), normal imlemenin sosyalleşmiş biçimi olarak tanımlanabilir. İleride kolay ekilde favori sayfalarımızı bulmak ve görüntülemek için, Google Chrome,Mozilla Firefox, Internet Explorer,Opera gibi tarayıcılarda bu sayfaları çeşitli isimlerle imleriz. ‘’ Yer imlerine ekle, sık kullanılanlara ekle, favorilere ekle vb… Fakat artık bu durum boyut değiştirmiş ve sosyal imleme doğmuştur.


Sosyal imleme kavramı ortaya neden çıkmıştır?



Birçok icat gibi sosyal imleme siteleri de ihtiyaçtan doğmuştur. Aşağıda açıkladığım nedenler web tarayıcılarının bazı hizmetleri vermede yetersiz olduğu gerçeğini ortaya çıkarttı ve böylece sosyal imleme sitelerine gün doğdu. Bu nedenler;

1- Web tarayıcılarında imlenilen bir site, imleme işlemi yapılan tarayıcı veya bilgisayar dışında görüntülenemez veya bunun için zaman harcanması gerekir. Örneğin; evinizdeki bilgisayarınızda sık kullanılanlara eklediğiniz siteyi, işyerinize gittiğinizde bulamazsınız. Eğer birden fazla tarayıcı ya da bilgisayar kullanıcısıysanız iş daha da zorlaşır, hangi bilgisayarda, hangi tarayıcıya imleme yaptığınızı unutabilirsiniz.

2- Sık kullanılanlara eklediğiniz favori sitelerinizin sayısı arttıkça, onları istediğiniz zaman bulmanız da zorlaşır. Yer imleriniz adeta bir çöplüğe dönüşür, istediğiniz sayfayı bulmanız için kılı kırk yarmanız gerekir. Bu durumda değerli zamanınızın kaybolmasına neden olur.

3- Tarayıcınızda birçok ‘’yer imleme’’ olması tarayıcınızın hızını yavaşlatır.

4- Birçok icat gibi sosyal imleme siteleri de ihtiyaçtan doğmuştur.. Yukarıda maddeler halinde açıkladığım nedenler, web tarayıcılarının bazı hizmetleri vermede yetersiz olduğu gerçeğini ortaya çıkarttı ve böylece sosyal imleme sitelerine gün doğdu. Bilinirliği en yüksek social bookmarking ( sosyal imleme ) siteleri olarak Stumbleupon, Digg, Reddit ve Delicous’ı sayabiliriz.

Bilinirliği en yüksek sosyal imleme(social bookmarking) siteleri nelerdir?
Bu siteleri Stumbleupon, Digg, Reddit ve Delicous olarak sıralayabiliriz. Bu siteler etiketleme (tagging) esasına dayanmaktadır. Kendi hesabınızı oluşturup favori linklerinizi eklemeniz dışında, sizden bu linkleri etiketlemeniz de istenir, hatta sosyal imleme siteleri eklediğiniz bağlantı adresinden içeriği algılar ve size otomatik olarak etiket önerileri verilir. Sosyal imleme siteleri, eklediğiniz bağlantılara başlık koymanıza da imkan tanır.

Buradan sosyal imleme sitelerinin ayrıntılı listesine ulaşabilirsiniz.


Sosyal Medya ve Sosyal İmleme sitelerinin ilişkisi nedir?
Sosyal medya kavramı mesajın birden fazla kişiye gittiği, etkileşimin baş aktör olduğu bir medya devrimi anlatır. Sosyal imleme sitelerinde de etkileşim ön plandadır. Favori sitelerinizi ve etiketlerinizi başkaları görür, başkalarının favori sitelerini de siz görürsünüz.


SEO açısından sosyal imleme önemli midir?
Evet, önemlidir. Google’ın semantik web’e adımlarını atmasıyla önemi artmıştır. İnternet sitenizin başkalarının sosyal hesaplarında favori olarak eklenmesi, bu siteleri başka kullanıcıların görüp eklemesi şeklinde gelişen süreç sitenizin arama motorlarında görünürlüğünü arttırır. (bu noktada sosyal imleme sitesinin dofollow mu nofollow mu olduğu önem kazanır). Sosyal imleme Google botlarını sitenize çağırır ve sitenizin endekslenme süresini minimize eder.


Sosyal imlemenin geleceği?
Aslında sosyal imlemenin geleceği hakkında henüz beta sürümdeki Diigo çok şey anlatıyor.


Sosyal Medya nedir? Globalleşme ve Sosyal Medya’nın yakın ilişkisi


Sosyal medya nedir'i incelemeden önce bir öninceleme yapmak gerekiyor.Yeni dünya düzeni, globalleşme kavramını da beraberinde getirdi. Globalleşme, yani Türkçeye küreselleşme olarak çevrilen kavram hakkında çeşitli tanımlamalar yapıldı.

Globalleşme'nin 2012 yılı için alacağı tanım hakkındaki düşüncem şu şekilde ;
Sınırların kaybolduğu dünyada tüm süreçlerin entegrasyona gireceği, sosyal ve politik anlamda tekdüzeleşen dünyanın sosyal medyaya sıkı sıkı bağlanacağı, üst yönetimden tüketici ve/veya vatandaşa giden değil, alt tabakadan (tüketici ve/veya vatandaş) üst yönetime giden bir yapının hakim olacağı bilişim, etkileşim ve sosyal paylaşım çağı.



Bu tanımda bulunan son cümle aslında ‘’sosyal medya nedir’’ sorusuna da yanıt veriyor. (üst yönetimden tüketici veya vatandaşa giden değil, alt tabakadan üst yönetime giden bir yapının hakim olacağı bilişim çağı.)

Sosyal medya aslında tanım olarak dünyanın aldığı yeni düzen bilişim çağını ifade ediyor.

Artık üst yönetimin alt tabakayı yönettiği bir düzen yerine, alt tabakanın üst yönetimi denetlediği, uyardığı ve sürekli geliştirmeye çalıştığı, bu yüzden düzgün yönetim için alt tabakanın sürekli izlenmesi gerektiği bir düzen. Tek taraflı iletişim yerine etkileşim sonucunda dünyanın yeniden şekillenmek zorunda kalması gerçeği.

Böyle bir süreç elbette sadece demokrasinin tam anlamıyla işlediği ülke ve ekonomilerde var olacaktır.

Bu tanım dışında ‘’sosyal medya nedir?’’ kavramına dünya genelinde nasıl yaklaşıldığına bakalım :

Tanım 1) Sosyal medya, kullanıcılarına karşılıklı paylaşım imkanı sağlayan, kullanıcılarının kişisel veya gruplar içinde medya içeriği oluşturmasına imkan veren dijital medya ve teknolojilerdir. (Referans : „Creative Commons Attribution/Share Alike“ )

Tanım 2) En basit tabiriyle sosyal medya; haber, içerik ve bilgiyi paylaşma, okuma ve keşfetme alışkanlıklarının değişimesidir. Sosyal medya, sosyoloji ve teknolojinin aynı potada erimesi, iletişim şeklinin monolog düzenden ( bir kişiden çok kişiye ), diyalog düzene ( çok kişiden çok kişiye ) geçişidir. (Referans: www.webpronews.com)

Tanım 3) Sosyal medya ; bireylerin içerik, profil, fikir, bakış açısı, ve algı biçimlerini paylaşmak için kullandıkları çevrimiçi araçlardır ki bu araçlar etkileşim ve sohbeti kolaylaştırır. Bu tanıma mesaj tahtaları (message boards), podcastler (dijital medya dosyalarının mobil cihaz ya da bilgisayarlarda oynatılmak üzere online beslemeler yoluyla dağıtılma biçimi), mikrobloglar, ağlar, topluluklar, wikiler ve bookmarklar (yer imleri) girer. (Referans : Brian Solis’in tanımları).

Globalleşme ve sosyal medyanın muazzam entegrasyonuyla akıllı şehirlerin, dijital ülkelerin dünyayı revize edeceği yeni düzen sonucunda, sosyal medyanın önemini kavrayamayan şirket ve kurumlar rekabet avantajını kaybedecek ve iflaslarını açıklayacaklar.

Aynı durum tabii devletler ve ekonomileri için de geçerli…

Sosyal medya nedir karmaşasından kurtulmak için yeni dünyanın iyi okunması dileklerime…