7 Şubat 2012 Salı

En iyi 4 Twitter Kampanyası ve Çıkarılacak Dersler

Sosyal Medya Pazarlama aktivitelerinin olmazlarsa olmazlarından biri de Twitter kampanyaları. Markalar, gün itibariyle 100 milyonun üzerinde aktif kullanıcıya sahip mikro blog sitesi Twitter’ı giderek içselleştiriyor.
Peki bugüne kadar yapılmış en iyi 4 Twitter kampanyası ne? İnceleyelim…

1- Turkcell : Daha Fazla Tweet Kampanyası
Öncelikle belirtmek gerekir ki Turkcell’in ‘’daha fazla tweet’’ isimli Twitter kampanyası yalnızca Türkiye’de değil, yurtdışında da  büyük yankı uyandırdı. Bu kampanya, hala birçok Sosyal Medya bloğunda ‘’case study’’ olarak gösteriliyor.

Turkcell’in kampanya boyunca hediye olarak verdiği akıllı telefonları kazanmak için yapmanız gereken, postitlerin üzerinde yazanları tweet etmekti. Tweet ettikçe ,tweet edilen postitler kalkıyor  ve en son postiti kaldıran telefonu kapatıyordu.
Kampanya boyunca yalnızca akıllı telefon değil ayrıca hediye dakikalar gibi Turkcell’in hizmetiyle direkt ilgili hediyeler de verildi.

Turkcell’in 7 gün süren kampanyası boyunca 60 bine yakın tweet atıldı.Turkcell,   Twitter’da trend konular arasına girdi ve ciddi başarıya ulaştı.Peki bu kampanyayı bu kadar başarılı kılan, diğer kampanyalardan ayıran neydi?

a) Turkcell, postitlerin üzerine yazdıklarıyla oyun oynanırken dahi verdiği hizmeti tanıtmaktaydı. Verdiği hediye dakikaları bu konuya örnek verebiliriz.

b) Bu kampanyadaki amaçlardan biri de Turkcell T10 akıllı telefonunu tanıtmak olabilir. HTC, Samsung, Nokia dışında hediye verilen telefonlardan biri de Turkcell’in kendi smartphone’u idi.
c) Eğer bir smartphone tanıtmak istiyorsanız, bunun için en iyi araç Twitter, Facebook gibi sosyal ağlardır. Çünkü smartphone alacak bir kişinin Twitter hesabı olması kuvvetle muhtemel. Bu durumda hedef kitleye doğru yerden ulaşıldığını söylememiz mümkün.
Çıkarılacak ders: Bu kampanya bir şeyi açıkça gösteriyor ki tarzlarıyla fark yaratan kampanyalar artık dünyada da yankılanıyor. Bu da Sosyal Medya’nın etkisinin ne denli büyük olduğunun kanıtı.
Son olarak kampanya ile ilgili videoyu izleyelim:

2- Mercedes-Benz :Tweet Race
Tweet Race ile Sosyal Medya çok farklı bir kampanyaya şahit oldu.

Yarışma için 3 tane Mercedes takımı kuruldu. Bu takımların ulaşması gereken bir hedef vardı. Fakat küçük bir sorun da vardı. Arabaların ilerlemesi için takım isimlerinin hash tag ile mention edilmesi(#mention) gerekiyordu. Arabalar, her 4 mention için 1 mil ilerleyebiliyordu.

Razorfish isimli dijital medya ajansının Mercedes için hazırladığı Tweet Race isimli kampanyaya 30 bine yakın katılımcı katıldı, yarışma için 150 binin üzerinde tweet atıldı ve kampanya hakkındaki videoları 50 milyonun üzerinde kişi izledi.
(Referans :digitalbuzz)

Çıkarılacak ders: Mercedes’in uyguladığı Sosyal Medya politikasını farklı kılan ” takımlar kurarak rekabet psikolojisi yaratmak”. İnsanlar adeta bir futbol takımını destekler gibi bu takımları desteklediler. Siz de yapacağınız Twitter kampanyalarında yarış ve takım psikolojileri yaratarak katılımı yukarıya çekebilirsiniz.

3- Ben&Jerry : Fair Tweet(adil tweet) Kampanyası

Son iki kampanyayı sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden kampanyalara bırakıyorum.

Bunlardan ilki Ben&Jerry’nin Fair Tweet(Adil twit) kampanyası. Ben&Jerry, dondurma okulunu bitiren iki kafadarın kurduğu bir Amerikan dondurma şirketi. Dondurma ve donmuş yoğurt, Ben&Jerry’nin en çok sevilen ürünleri arasında yer alıyor. Çok kısa sürede başarı yakalayıp franchise ile büyüyen bu dondurma şirketinin ürün satışlarını, piyasadaki en büyük rakibi Häagen-Dazs’ın engellemeye çalıştığı konuşulmuştu.

Häagen-Dazs iddialara göre dağıtıcı firmaları yalnızca bir dondurma firmasıyla çalışmaya itmişti. Kısacası, Häagen-Dazs ürünlerini dağıtan bir distribütör, Ben&Jerry’nin ürünlerinden vazgeçmek zorundaydı.

Daha iktisadi bir dille; 1 birim Ben&Jerry’nin fırsat maliyeti 1 birim Häagen-Dazs olmuştu.

Büyük ihtimalle Ben&Jerry’nin Fair Tweet kampanyası Häagen-Dazs’a bir mesaj niteliği taşıyordu. 14 Mayıstaki ‘’Dünya Adil Ticaret günü’’ için böyle bir kampanyanın seçilmesi Ben&Jerry’nin kendilerine yapılan haksızlığı tanıtması için müthiş bir seçimdi. Bu kampanyadaki motto ise;

‘’Twitter’da her gün milyonlarca karakter kullanılamıyor . Bu durum çok adil değil. Fakat artık yapabilirsiniz.’’ Yer alan boşluğa, Twitter’da 140 karakter sınırlamasına takılan cümleleri, kelimeleri yazıyorsunuz ve yazılım anlamlı olacak şekilde otomatik olarak cümleyi tamamlıyor.)

Nitekim kampanya büyük yankı uyandırdı ve Twitter’da 14 Mayıs günü en çok ilgi çeken konu oldu. Sitedeki bilgiye göre şu ana kadar 696.746 karakter girilmiş. Bir kelimenin ortalama 5 harf olduğunu varsayarsak, Fairtweets.com’a 139 binin üzerinde kelime girilmiş, bu gerçekten büyük bir başarı.


Çıkarılacak ders: Fair tweets kampanyasının başlıca 3 faydası oldu. Bunlardan ilki ve en önemlisi adil ticaret için farkındalık yaratmak ve insanların bu konuya duyarlılıklarını arttırmak. İkincisi, Ben&Jerry’nin marka bilinirliğinin tüm dünyada artması, üçüncüsü ise, Ben&Jerry=Adil şirket algısının tüketicilerin aklına işlenmesi ve bunun şirketin kurumsal itibarına muazzam katkısı.


4- Ashton Kutcher : Sıtmaya Karşı Yürütülen Kampanya

Modellikten sinemaya geçip, ‘’Kelebek Etkisi’’ filmiyle zirve yapan Ashton Kutcher, 2009 yılında internete koyduğu bir video ile CNN’e şu mesajı iletti: Eğer sizden önce 1 milyon Twitter takipçisine erişirsem, sıtmayla mücadele için Malarian No More isimli gönüllülük projesine 10.000 adet sivrisinek ile mücadele ağı(sıtmayla mücadelede kullanılan, yatağa tutturulan tül benzeri) bağış yapacağım.


Sonuç olarak Ashton Kutcher 1 milyon takipçiyi fazlasıyla geçti. Anderson Cooper, Oprah Winfrey ve Demi Moore gibi ünlülerin verdiği destekle Twitter’da hızla yayılan bu kampanya ile Afrika’ya 90 binin üzerinde sıtma ile mücadele ağı tedarik edildi. Ashton'un yayınladığı video ;


Çıkarılacak ders: Sosyal Medya yalnızca ticari amaçlar için değil, sosyal sorumluluk projeleri için de inanılmaz bir araç.

Twitterda birçok takipçisi bulunan, bir mesajıyla etkileyebileceği kitle 100 binleri bulan ünlülerin en azından farkındalık yaratmak adına, böyle değerli çalışmalara imza atması, kendileri için de iyi bir referans olacaktır.

SosyalMedyacci'nin Notu:  Twitter ile yapılan pazarlama kampanyaları tıpkı diğer Sosyal Medya kampanyaları gibi düşük maliyetle büyük kitleleri etkisi altına alıyor. Birçok başarılı örnek gösteriyor ki, önümüzdeki dönemde Sosyal Medya için ayrılan bütçenin genel pazarlama bütçesi içindeki yüzdesi giderek artacak...

5 Şubat 2012 Pazar

Foursquare Nedir ve Nasıl Kullanılır?

Foursquare, mobil cihazlardaki GPS teknolojisinden faydalanan, kullanıcıların bulundukları ortamda check-in yapmasına olanak sağlayan ve çeşitli ödül sistemleriyle katılımı arttırmayı hedefleyen mobil bir sosyal ağ hizmeti.

Foursquare mobil cihaz kullanıcılarını hedefliyor, çünkü gittiğiniz restoran, gece klubü, kafe ve eğlence merkezlerinde check-in yapabilmeniz için smartphone gibi internet erişimi olan mobil bir cihaza ihtiyacınız var.


Bu konuda da gayet başarılılar. 2011 Haziran itbariyle Foursquare, sisteme kayıtlı 10 milyon kullanıcısı olduğunu açıkladı. 2010 yılında bir önceki seneye göre %3400 büyüme gerçekleştiren Foursquare’i, bu sene TechCrunch da boş geçmedi ve 2011 yılında En iyi Konum Hizmeti sunan şirket olarak ödüllendirdi. 

Foursquare’de ne ne anlama geliyor, Foursquare nasıl kullanılır inceleyelim :

Friends(Arkadaşlar): Arkadaş olarak Foursquare listenize eklediğiniz kişilerin check-in durumlarını görürsünüz.

Explore(Keşfet): Explore’a tıkladığınızda recommended(önerilenler) ve Trending diye seçenekler karşınıza çıkıyor. GPS’in konumunuzu algılaması sonucunda Foursquare size çeşitli mekanları öneriyor ve size yakın olan yerlere check-in yapabiliyorsunuz. Size yakın olan yerleri mekanın özelliğine göre   aratabiliyorsunuz.Restoranlar, kafeler, gece klupleri,dükkanlar,açık hava mekanları…

Lists(Listeler):  To do list(yapılacaklar listesi) ve Suggested list( önerilen yerlerin listesi) olmak üzere iki kısım içeriyor. To do list kısmına kafanıza koyup gitmeyi düşündüğünüz mekanları ekliyorsunuz. Suggested list ise diğer Foursquare kullanıcılarının önerdikleri mekanları içeriyor.

Me(Kendim): Burada aslında Mayor(Başkan) ve Badge(rozet ya da nişan) kavramlarından bahsetmek gerek. Bir mekanın mayoru( başkanı) olmak için o mekana son 60 gün içinde en çok check-in yapan kişi olmanız gerekiyor. Badge ise yaptığınız etkinliklere göre girdiğiniz sınıfı temsil ediyor.

Örneğin; ilk defa check-in yapan birisi Newbie(çaylak),10’dan fazla check-in yapan birisi Adventurer(maceracı) oluyor ve bu liste bu şekilde uzuyor. Çok fazla badge çeşidi bulunmakta. Burayı tıklayarak detaylı listeyi görebilirsiniz.

SosyalMedyacci’nin Notu: Türkiye’de Garanti Bankası dışında örneklerini çok göremesek de özellikle Amerika’da sosyal medya kampanyalarına Foursquare’i dahil eden birçok şirket var. Bu şirketler, belli günlerde mekanın mayoru(başkanı) olan kullanıcılara ücretsiz pizza, kahve gibi ürünler veriyor. Ya da check-in yapan kullanıcılara anlık indirimler veriliyor. Foursquare’in Türkiye’de kullanıcı sayısını arttırmasıyla, şirketler  sosyal medya kampanyalarına Foursquare’i eklemek zorunda kalacaklar…


4 Şubat 2012 Cumartesi

Sosyal Medyanın Geleceğini Soruyorsanız...

Sosyal Medya’nın geleceğini tartışmadan önce, şimdiden açığa çıkan bazı şeyleri belirtmekte fayda var. Markalar artık şeffaflaşmak zorunda ve nitekim öyle oluyor.

Online mecralarda markanızı yönetemezseniz, müşterileriniz sizi yönetecektir.

Tüketicilerin büyük bölümü artık bilinçlendi, bir ürünü veya hizmeti almadan önce internette fiyat taraması yapıyor, karşılaştırıyor, ürünü daha önce alanların yorumlarını okuyor , ölçüyor, biçiyor ve nihayetinde satın alma kararını veriyor. 
Ardından kullandığı ürün ya da deneyimlediği hizmet ile ilgili tecrübelerini Facebook’ta, Twitter’da, forumlarda, kimi zaman da şikayet sitelerinde paylaşıyor.

İşte bu noktada Sosyal Medya etkisini daha şiddetli hissettiriyor, çünkü Sosyal Medya için ‘’paylaşım’’ su demek, yaşam kaynağı demek. Paylaşım, akabinde gelen etkileşim, yeniden paylaşım, sınırı çizilemeyen, sürekli yayılan bir etki ve tepki döngüsü.

Diğer yandan,tüketicinin bilinçlenmesiyle markalar da bilinçleniyor, firmalar  kendileri hakkında dolaşan dedikodulara kulak tıkayamıyor. Takip araçlarının yardımıyla Sosyal Medyada haklarında söylenenleri izliyor, müşteri algısını yönetmenin yollarını arıyor. Bu geribildirimlerden ders çıkartıp, hizmetlerini geliştiren, adaptasyon hızı müthiş markalar bulunduğu kadar, geribildirimlere hatalı tepkiler gösterip kurumsal itibarını zedeleyenler de.

Dünyanın gittiği yer açık. Serbestleşen ekonomiler, para birlikleri, sürekli artan ticaret hacmi, yaratılan tüketim toplumları, artan rekabetle birlikte gelen maliyet kısma baskısı. Bir yandan da sürekli daha fazlasını talep eden, ince eleyip sık dokuyan, talepkar tüketici. Müşteri sadakati, memnuniyeti ve sürdürülebilirliğinin artık hayati öneme sahip olduğu küresel ekonomi.

Potansiyel alıcıların sosyal ağlara kaydığını gözlemleyen şirketler de mağazalarını sosyalleştiriyor.

Livescribe Smart pens, Diandc Shoes  gibi markalar çoktan Facebook mağazalarını açtılar ve ürün satışı yapıyorlar. Aynı zamanda bu ürünleri ‘’like’’ edebiliyorsunuz. Son olarak Denizbank bir Facebook şubesi açtı ve Facebook üzerinden parasal işlemlere olanak tanıyor.

Sosyal Medyanın Geleceği?

Sosyal Medyanın ömrünün kısa olduğunu, çoğu şirket için gelip geçici bir sevda olduğunu, hatta işi bir adım ileri götürüp bu işin danışmanlarının, uzmanlarının?, stratejistlerinin yakın bir zaman da işsiz kalacağını savunanlar var. Bu görüşler aslında Sosyal Medyanın ne olduğunu tam olarak kavrayamayan, eski literatürden ilham alan, gelenekselci, gelişime açık olmayan kişilere ait.

Savundukları görüşün temel dayanağı, Twitter ve Facebook’un ömrünün uzun olmadığı, tıpkı myspace, hi5 gibi.

Aynı kişiler neden şunu düşünemiyor? Evet, Facebook ve Twitter, hatta Youtube belki yakın gelecekte olmayacak, fakat onların yerini  belki Acebook,  belki Fritter gibi sosyal siteler alacak.

Sosyal Medya hiçbir zaman ölmeyecek.

Sosyal Medya 10 sene sonra nerede diye bana soruyorsanız;

ŞİRKET VE KURUM PORTALLARI derim. Bilginin,ürünlerin, hizmetin, müşteri ilişkilerinin, müşteri beğeni ve negatif yorumlarının bulunduğu, müşterilerin sordukları sorulara çok kısa sürede yanıt aldıkları portallar.

Mal ve hizmetlerin sosyal mağazalar yoluyla satıldığı,bilgiye ulaşabilirliğin daha da artması, şirket ve müşterilerin aşırı şeffaflaşmasından ötürü, özel bir pazarlama çalışmasına gerek kalmadan ürünlerin satılabildiği veya satılamadığı sosyal şirket portalları. Sürekli müşteri odaklı çalışmak zorunda kalan firmalar…

Yani müşterinin firmaları yönettiği, üretim kararlarına direkt etki ettiği yeni düzen. Belki de liberalizmin doruk noktasına ulaşacağı bu düzen kendi içinde bir çelişkiyi de barındırıp, kendi sonunu hazırlayacak.

Kökeni klasik ekonomik görüşe dayanan liberalizmin birçok savunusu her arzın kendi talebini yarattığını söyler. Bu şu demek: Eğer bir firma ya da devlet bir malı piyasaya sürerse, ona otomatik olarak bir talep doğar.

Fakat yeni sosyal düzende talep arzı etkileyecek ve üretim kararlarını tüketici talepleri belirleyecek.

SosyalMedyacci’nin Notu: Sosyal Medya işte bu kadar büyük bir değişim, bazıları henüz kabul etmese de...


2 Şubat 2012 Perşembe

Sentiment Analizi Sosyal Medyada Ne Derece Mümkün?

Sentiment analizi ‘’veri madenciliğinden düşünce madenciliğine geçiş’’ olarak tanımlanabilir.

Bir CRM programında müşteri geribildirimleri  başlıca; şikayat, öneri ve övgü   olarak gruplandırılır. Bu programdan istatistiki veriler alınırken geribildirimler alt gruplarına ve sayılarına göre ayrıştırılır. İstatistiki bir veri alınabilmesi ve bu verilerin tahlili için,CRM programındaki geribildirimlere yanıt veren kullanıcıların gelen feedbackleri uygun grup altında(öneri,şikayet,öneri, övgü) dikkatli şekilde kaydetmeleri gerekir.


Sentiment analizi ise bu CRM operasyonun, teknolojik ve teknik yazılım altyapısıyla düşünce okuma biçiminde ortaya çıkışıdır. Yalın bir dille Sentiment analizi; online mecralarda hakkınızda geçen ögeleri, olumlu, negativ veya pozitif diye gruplamaya yarar. Sentiment analizi = Düşünce tahlili.

Twitter Sentiment, Radian6, Sysomos, Socialmention, Alterian, Brandwatch gibi sosyal medya izleme araçları sentiment analizi yapabilirler. Fakat bu araçlar İngilizce odaklıdır. Düşünce tahlilin olabilmesi için sentiment yazılımının bir insan gibi hareket etmesi gerekir. Bunun için de programlara çeşitli olumlu ve olumsuz kelimeler, kelime yapıları tanımlanır.

Sentiment Analizi Mümkün Mü?

Ne yazık ki bu programlardan alınacak sentiment analiz sonuçları tartışmalı. Örneğin, aşağıda Socialmentionda yapılmış Adolf Hitler taraması var ve sonuça göre; Hitler hakkında 136 pozitif, 29 negativ, 538 ise nötr kanı var. 136 yorumun pozitif olduğunu varsaysak dahi nötr diye tanımlanılan cümleler incelendiğinde aslında çoğunun nötr olmadığı da anlaşılıyor.
















Türkçe dili için Sentiment analizini düşündüğünüzde hal biraz daha karmaşıklaşıyor. Çünkü Türkçe sonradan eklemeli bir dil. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim ;


1- Ben X markasını bazen raflarda bulamayabiliyorum.
2- Y markası temizliğe biraz daha özen göstermeli.                       
3- Aslında Z markasının ürünlerini de beğenmiyorum değil.

Listeyi uzatmak mümkün…Elbette sosyal medya takip araçları çeşitli algoritmalarla hata paylarını temizlemeye çalışıyorlar, fakat durum hala çok tartışmalı. Kaldı ki birden fazla araç kullandığınızda her biri farklı sonuçlar veriyor…

Türk markaları için Sentiment analizinden yola çıkarak marka politikalarına yön vermek hala son derece tehlikeli. Markanızı online ortamda takip edecek, ölçecek, biçecek bir ‘’İNSAN’’ hala gerekli.
Sentiment analizinden daha sağlıklı sonuçlar alabilmek için istatistik uzmanlarıyla çalışmalı, çeşitli deneme yanılma yöntemleriyle muhtemel hata payları ortaya çıkartılmalı ve denklemler kurulmalı. Social CRM’in tüm altbaşlıkları düşünüldüğünde Sentiment analizi güvenilirlik bakımından son sırada geliyor…

SosyalMedyacci’nin Notu: Şirketiniz için bir sosyal medya takip aracı satın alacaksanız veya bu iş için bir şirketle anlaşacaksanız; satın alma ve araştırma sürecine yazılımcılarınızı, programcılarınızı, hatta istatistikçilerinizi sokun. Bu analizin hangi altyapı ve hangi kodlarla yapılacağını inceleyin.

Deneme sürecinde tüm programların deneme sürümünü talep edin, gerçekte olmayan hayal ürünü bir marka yaratarak, Twitter’da, bloglarda ve forumlarda bu markayla ilgili 100-200 tane cümle yazın. 100 cümle yazdığınız varsayımı altında;

50’si olumlu, 25’i olumsuz, 25’i nötr olsun. Daha sonra yarattığınız fake markayı deneme sürüm izleme araçlarıyla aratın, gelen sonuçları inceleyin. %50 pozitif, %25 negatif, %25 nötr sonucunu teyit ediyor mu veya doğru sonuca ne kadar yaklaşıyor. İstatistiki anlamlılık elde edebiliyor musunuz? Cevabınız hayırsa, bir kez daha düşünün… 


1 Şubat 2012 Çarşamba

Sosyal Medya Pazarlama Çabaları için 5 Stratejik Nokta

Geleneksel pazarlama faaliyetlerinizi destekleyecek Sosyal Medya Pazarlama çalışmalarına karar verdiniz. 
Bu konuda isteklisiniz ve oluşacak maliyetleri göze aldınız. Çünkü bu oluşan yeni pazarda kaybettiğiniz her gün rakiplerinizin hanesine yazılıyor. Başarıya ulaşmak için nelere dikkat etmeniz gerekir, inceleyelim :

1- Krize hazırlıklı olmak: Olumsuz bir madde ile başlamak her ne kadar yıldırıcı olsa da, şirketinizin bir sosyal medya kriz eylem planı olması hayati öneme sahiptir. Sosyal medyanın diğer pazarlama aktivitelerinden en önemli farkı, hataya toleransının neredeyse sıfır olmasıdır.


Rutin faaliyetleriniz kaynaklı, geleneksel iletişim araçlarının etkisiyle başlayan bir kriz dahi, atılan birkaç twitle virüs gibi yayılabilir.

Bu noktada Sosyal Medya Pazarlama Stratejinize bir kriz eylem planı eklemeniz, sonradan gözyaşı dökmemeniz için gereklidir.

2- Sosyal Medya Pazarlama Stratejisinin belirlenmesi: Bir plana bağlı ilerlemeyen pazarlama çabaları sizi yarı yolda bırakacaktır. Uzun bir yola çıkıyorsunuz ve valizinize gerekli eşyaları koymalısınız. Ne kadar bütçeye ihtiyacınız olacak, kendinizi tamamıyla bir ajansa mı teslim edeceksiniz yoksa şirket içinde bir sosyal medya ekibi de kuracak mısınız? Hedefleriniz neler?  Referansı iyi ve yaratıcı kampanyalarla ilgi odağı olan sosyal medya ajansları hangileri… Elinizde bir yol haritanız yoksa, gideceğiniz yol yol değildir…

3- Güçlü yanlarınızı bulmak: Neredeyse her şirketin rakiplerine kıyasla daha iyi olduğu bir nokta vardır. Kimi şirket rekabetçi fiyatlarına, kimisi tecrübeli çalışanlarına, kimisi ise kurumsal itibar ve marka değerine güvenir. Bu maddeleri yeniliklere adaptasyon hızı, çalışan memnuniyeti, teknolojik altyapı gibi hususlarla çeşitlendirebiliriz.

İşte bu maddelerden biri veya birkaçı, markanın kendini hangi özellik üzerinden konumlandırması gerektiğini belirler. Rekabetçi yanlarınızı bilin ve sosyal medya kampanyalarınızı bu özellikleriniz üzerinden pazarlayın. Müşterilere verdiğiniz mesajlar, arkasında duracağınız hizmet ve özellikleriniz olmalıdır.

4- Zayıf yanlarınızı bilmek: Güçlü yanlarınızı tanımanız kadar, zayıf yanlarınızı da iyileştirmeye çalışmalısınız. Sosyal Medya takip araçları size bu bilgileri sağlayabilir. Müşteriler veya potansiyel alıcılar, hakkınızda ne düşünüyor, olumsuz algı yarattığınız noktalar neler, bunların cevaplarını online ortamda hakkınızda dönen konuşmaları izleyerek öğrenebilirsiniz. ‘’Free Social Media Monitoring Tools’’ diye Google araması yaptığınızda karşınıza birçok ücretsiz yazılım çıkacak. Deneyin…

5-Yeni ‘’P’’ lere önem verin: Kotler’in 4P’si( Product,Promotion,Place, Price) dijitalleşen dünya ve sosyal medya ile dünyanıza yeni ziyaretçiler eklemek zorunda. Bunlar da Pace(Hız), PR, Process(Süreç) ve Person(insan). Process, bize müşteri segmentasyonu, müşteri arttırma ve yeni iletişim kanalları yaratma çabalarını ifade ediyor.  Unutmayın ki Sosyal Medya Pazarlama çabalarınız her zaman yeni ‘’P’’ leri önemsemelidir.

SosyalMedyacci’nin Notu: Yukarıdaki maddeler SM pazarlama çabalarınızda başarılı olmanız için kilit rol oynayacaktır. Hedeflerinizi tutturduğunuzda ve zirveye çıktığınızda dahi,o noktada kalmak- günümüzdeki rekabetçi pazarda- giderek zorlaşmaktadır. Ben Sweetland’ın düşüncelerine ekleme yaparak bitirelim:

Sosyal Medya Pazarlama faaliyetlerinde başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değil.


31 Ocak 2012 Salı

İnsan Kaynakları için Linkedin : İnceleme ve Tahmin

Sosyal Medya özellikle Linkedin’in pazara girişinden sonra işveren kurumlar için verimli  bir araç oldu. Yalnızca iş arayanlar değil, işverenler de giderek Linkedin’i  ‘’Online İş Kurumu’’ olarak kullanmaya başladı. Özellikle Amerika’da, şirketlerin İnsan Kaynakları birimleri birçok kariyerli profesyonele Linkedin yoluyla ulaştı ve istihdam etti.

Aşağıda 2011 yılı sonuçlarını gösteren grafiğe göre (referans:careerenlightment.com); şirketlerin %79’u  iş başvurusu yapan adayların online bilgilerine göz atmış ve bu yüzde 79’luk dilimin %70’i , adayları online bilgilerinden yola çıkarak reddetmiş. Yine bu araştırmaya dayanan verilere göre şirketlerin %70’i Sosyal Medyayı aktif olarak ‘’işe alım aracı’’ olarak kullanıyor. Anlaşılan, İnsan Kaynakları Sosyal Medya’yı rutin faaliyetlerine giderek adapte etmeye başlıyor.

Şüphesiz bu trend Türkiye’ye de çok yakın zamanda daha fazla yansayacak, çünkü Socialbakers’ın 31.01.2012 verilerine göre; Türkiye’de 1 milyona yakın  Linkedin kullanıcısı var.


TÜİK 2011 Eylül ayı sonuçlarına göre Türkiye’de istihdam edilen sigortalı sayısı 14 milyon 149 bin. Linkedin Türkiye kullanıcılarının tamamına yakının (1 milyon kişi) sigortalı çalışan olduğu varsayımı altında dahi her 14 çalışandan birinin Linkedin profili olduğunu söyleyebiliriz. 

Tabii bu rakamdan Linkedin profili olan üniversite öğrencileri ve aktif çalışma hayatında olmayanlar çıkartıldığında neredeyse her 7 sigortalı çalışandan 1’inin Linkedin profili olduğunu tahmin edebiliyoruz.

‘’Linkedin’’ kelimesinin Türkiye Google’da arama sıklığı trendini gösteren  aşağıdaki grafik de bu iddiayı destekliyor.

SosyalMedyacci’nin Notu: 

Linkedin, diğer Sosyal Medya platformlarından farklı olarak bir B2B ( Business to Business) iş sosyal ağı denilebilir. 

Facebook ve Twitter’da ise şirketler B2C ( Business to Costumer) şeklinde hareket etmektedir.

30 Ocak 2012 Pazartesi

Geleneksel Medya ve Sosyal Medya : Oyunda Kazanan Var mı?

Her yenilik, bir eskisiyle mukayesesini de yanında getirir… Geleneksel Medya’nın Yeni Düzen Medya anlayışı ‘’ Sosyal Medya’’ ile amansız bir rekabete girmesinin birçok nedeni var.
Eski pazarlamacılar PR, Kurumsal İtibar ve ROI’yi sahiplenirken, Sosyal Medyacılar paylaşmayı,şeffaflığı, etkileşimin değerini ve teknolojiyi ön plana çıkartıyorlar.

İnsan Kaynakları  danışmanlık şirketi Kelly Services’in 2009 yılında Türkiye’de yaptığı araştırma, Türkiye’de çalışanların % 66’sının işyerinde kuşak çatışması yaşadığını gösteriyor. Aslında bu durum, Sosyal Medyacılar ve Geleneksel Medyacılar arasında günümüzde yaşanan kuşak çatışmasının bir özeti. 

Belirtmek gerekir ki; her ne kadar Sosyal ve dijital dünyanın geldiği noktayı küçümseyen idareciler olsa da, yeniliklere sahip çıkan, oluşan yeni düzene kendini adapte eden, kendini sürekli geliştiren profesyonel idareciler de mevcut.

Konvansiyonel Medyanın Sosyal Medya ile yaptığı maçın kısa vadede bir galibi olmayacak. Sosyal Medyanın geleneksel medyayı ortadan kaldırması kısa vadede mümkün görünmüyor. Çünkü Sosyal Medya, geleneksel medya ile besleniyor. 

Sosyal Medya paylaşım üzerine kurulu, paylaşım olmadığı noktada medyanın sosyalleşmesi de mümkün değil, çünkü etkileşim yalnızca paylaşım devam ettiği müddetçe var olabilir.  Atılan twitlerin, paylaşılan videoların çoğu inputlarını hala geleneksel medya araçlarından topluyor.

2011 yılında paylaşılan verilere göre; New York Times 224.000 dijital aboneye sahip. 150 senelik geçmişe sahip NY Times’ın 224.000 online aboneye sahip olması, yarın hala gazete basmaya devam edeceği gerçeğini değiştirmiyor.

Fakat uzun vadede Sosyal Medya çoğu kaleyi ele geçirecek.  Neden mi?

1- Geleneksel Medya Araçlarından posta ve faksın yerini e-mail, gazete ve dergilerin yerini online gazeteler ve bilgilendirici web siteleri, radyoların yerini CD-çalar, Mp3 player, Ipodlar, Youtube ve Dailymotion gibi siteler yer alıyor. En güçlü kale olan televizyon ise internet hızının giderek artması ve internet sağlayıcı telekomünikasyon şirketlerinin uydu yayınlarına olanak ve kolaylık tanıyacak teknolojileriyle yakında daha fazla dijital ortama taşınacak. Bu durum, yalnızca internet üzerinden yayın yapan kanallar ve dizilere önümüzdeki dönemde daha sık rastlayacağımız anlamına geliyor.

2- Tüm dünyada trend liberalizmi gösteriyor. Özelleştirilen kurumlar, serbest ticaret ve mobilleşen dünya tüm ekonomileri rekabete açıyor. Rekabet ve sürekli tekrarlanmaya başlayan kronik ekonomik krizlerden  dolayı global şirketler maliyetlerini minimize edecek yatırımlar yapmak zorunda kalıyor. Sosyal Medya’da yapılan pazarlama faaliyetlerinin geleneksel medya pazarlama faaliyetlerinden kat be kat ucuz olması, şirketlerin yüzünü eninde sonunda Sosyal Medya’ya daha fazla çevirecek.

SosyalMedyacci’nin Notu: Sosyal Medya’nın geleneksel medyaya göre en büyük avantajları ; paylaşıma olanak tanımasında ötürü iletilen mesajın yaşam eğrisinin sonsuz olması, anlık tepkiye olanak sağlaması (etkileşim hızı) ve düşük maliyetler. 

Sizce bu sebepler gelecekteki galip için yeterli değil mi?